Emlak sektöründeki gelişmeler yeni pencereler aralıyor. Zonguldak’ta ve ülke genelinde sektör temsilcilerinin karşılaştığı sorunlar İsmail Erdem’in yazısında dile getirildi.
İŞTE O YAZI:
"Camdaki ilan: Peynir mi, daire mi?
Emlakçılık dışarıdan bakıldığında ne kadar cazip ve zahmetsiz görünüyor değil mi?
Şık giysiler, birkaç telefon trafiği, bir kapı açıp kapama ve ardından gelen bir kazanç.
Toplumun büyük bir kesiminin gözünde emlakçılık; "Havadan para kazanılan" bir meslek gibi mi algılanıyor?
Ancak işin aslı, o parıltılı vitrinin çok ötesinde.
Bugün modern adıyla "Gayrimenkul Danışmanı" sıfatını hakkıyla taşıyan profesyoneller için bu süreç, sanıldığı gibi sadece bir anahtar tesliminden ibaret değil.
Her şeyden önce bu iş artık ciddi bir formasyon ve yasal zemin gerektiriyor.
Üniversite eğitimi veya zorunlu mesleki eğitimleri tamamlayıp staj yapmak artık bir tercih değil, yasal bir zorunluluk.
Bir danışman; ofis kirasından stopaja, Bağ-Kur’dan gelir vergisine kadar her ay ağır yükler taşırken, bir de ilan portallarına ödediği fahiş üyelik ücretleriyle ayakta kalmaya çalışıyor.
Henüz tek bir kuruş kazanmadan, cebinden harcanan büyük bir sermaye ve emek var ortada.
Gerçek bir danışman, bir portföyü devraldığında sadece ilan girmez.
Tapudan, belediyeden ve bankadan mülkün "satılabilir" olup olmadığını inceler; mülk sahibine duygusal değil, rasyonel bir ekspertiz raporu sunar.
Kredi süreçlerini takip eder, hukuki zemini hazırlar ve size sadece tapuda güvenle imza atmayı bırakır.
Mesleğin en büyük yaralarından biri ise sokak aralarındaki kontrolsüz kayıt dışılık.
Yürürken bir bakkalın camında, bir berberin aynasında veya apartman yönetim odasının kapısında "Satılık/Kiralık Daire" ilanları görmek artık kanıksandı.
Vergi yok, sorumluluk yok, maliyet yok.
Tamamen haksız bir rekabet alanı.
Durumu özetleyen en çarpıcı kıyas şudur: Nasıl ki bir gayrimenkul danışmanı, dükkanının camına "Ezine Peyniri" veya "Hakiki Bal" yazıp satmıyorsa; bir bakkalın veya farklı bir esnafın da camına mülk ilanı asması etik değildir.
Herkesin kendi uzmanlık alanında kalması, ticari ahlakın en temel gereğidir.
Devletimiz, İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) gibi dijital devrim niteliğindeki adımlarla kayıt dışılığı önleme ve mülk güvenliğini sağlama konusunda büyük bir irade gösterdi.
Ancak bu hassasiyetin, fiziksel dünyada, yani sokak aralarındaki ilan kirliliği konusunda da karşılık bulmasını temenni ediyoruz.
İlgili kurumlarımızın ve yerel yönetimlerimizin, ana faaliyet alanı gayrimenkul olmadığı halde bu işe aracılık eden noktalar üzerinde denetimlerini sıklaştırması hem vergi kayıplarını önleyecek hem de sektördeki "merdiven altı" yapının temizlenmesine büyük katkı sunacaktır.
Bu bir cezalandırma değil, mesleğini hakkıyla yapan esnafı koruma talebidir.
Dijital alanda gösterilen kararlı duruşun, sokaklardaki ilan panolarına da yansıması en büyük beklentimizdir.
Siz siz olun; ofisi olan, vergisini ödeyen ve sizinle resmi sözleşme yapmaktan kaçınmayan profesyonel gayrimenkul danışmanlarından uzaklaşmayın.
Merdiven altı çalışanların sadece mülkünüzü değil,
huzurunuzu da kaçırabileceğini unutmayın."




