Emanet Canlar, Aceleci̇ Kararlar: Servi̇sler Ki̇mi̇n Deneti̇minde?

Abone Ol

"Servis bekletilmez, beklenir" mi? Peki ya güvenlik?

Her sabah yollara düşen servis araçları, aslında sadece birer ticari vasıta değ il; her biri geleceğimizi taşıyan birer emanet noktası. Ancak dışarıdan bakıldığında bu sektörün büyük bir kısmının, kendini trafik kurallarından soyutlanmış, sanki kanun nezdinde imtiyazlı birer "öncelik sahibi" olarak gördüğünü söylemek hata olmaz.

"Yetişmem Lazım" Mazereti

Trafikte bir kural ihlaline şahit olup nedenini sorduğunuzda alacağınız yanıt hep aynı: "Bu servisi yetiştirmem lazım, sırada alınacak diğer çocuklar var." Onlar için bu durum öyle ulvi bir görev ki; ihlal edilen kurallar, tehlikeye atılan canlar bu "yetişme telaşının" gölgesinde kalıyor. Kendi koydukları o meşhur kural ise sarsılmaz bir kale gibi: "Servis bekletilmez, beklenir." Neden? Çünkü beklerse bir sonraki servis gecikir. Bu gecikmeme çabası, sarı ışığı görünce frene basmak yerine gaza daha da yüklenen, kuralları kendilerine verilmiş bir hak gibi gören bir anlayışı doğuruyor.

"Işık Yak, Bekle... Ooo Çok Uzun İş!"

Dikkat ettiniz mi? Çoğu servis aracı öğrenci alırken arkadaki o kırmızı "DUR" işaretini yakmıyor bile. Çünkü ışığı yakmak, kapıyı açmak, çocuğun binmesini, yerine oturup kemerini bağlamasını beklemek onlar için çok uzun bir prosedür. Daha çocuk koltuğuna tam yerleşmeden gaza basan bir sabırsızlık hakim yollarda. Belki bu söylediklerime itiraz edenler olacaktır ama araç kameralarına yansıyan görüntüler, her gün bu emanetlerin ne tür risklerle karşı karşıya kaldığını sessizce kanıtlıyor.

Logolar ve Sorumluluk Sorunu

Meselenin bir de hukuki ve etik boyutu var ki; kafalarda pek çok soru işareti yaratıyor. Bazı servis araçlarının yanlarında okulların logolarını görüyoruz. Peki, bu logolar ne anlama geliyor?

Bu araçlar doğrudan o okulların kendi bünyesindeki servisler mi?

Yoksa okulun ismi sadece bir pazarlama aracı olarak mı kullanılıyor?

En önemlisi; bir öğrencinin başına talihsiz bir iş geldiğinde, o okul bu durumdan müteselsilen sorumlu tutuluyor mu?

Ya da bu servisler, o okulun ismini kullanmak veya o güzergahta çalışmak için okula belirli bir ücret mi ödüyorlar?

Bu soruların yanıtları, aslında denetim mekanizmasının nerede başlayıp nerede bittiğini de belirleyecek olan temel noktalardır.

Ders Almalıyız

Emanet edilen çocuklarımız her gün bu kural tanımazlığa bizzat şahit oluyorlar. Zonguldak Çatalağzı’nda yaşanan Büşra Akın’ın vefatıyla sonuçlanan o yürek yakıcı servis kazasının hafızalardaki tazeliğiyle söylüyorum: Bu tür faciaların tekrar etmemesi adına denetimlerin sadece kağıt üzerinde kalmaması, sıklaşması ve şeffaflaşması tek temennimizdir.

Unutulmamalıdır ki; hiçbir "yetişme telaşı", bir çocuğun güvenliğinden ve hayatından daha öncelikli değildir.

{ “vars”: { “account”: “G-PS7CWR0GE0” }, “triggers”: { “defaultPageview”: { “on”: “visible”, “request”: “pageview”, “vars”: { “title”: “Name of the Article” } }, “clickOnHeader”: { “on”: “click”, “selector”: “#header”, “request”: “event”, “vars”: { “eventCategory”: “examples”, “eventAction”: “clicked-header” } } } }