Zonguldak'ın Devrek ilçesine bağlı Yağmurca Köyü'nde, beş köyü etkileyecek olan Çay Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi, Kırma-Eleme Tesisi ve Hazır Beton Santrali'ne karşı köylüler güçlü bir muhalefet sergiledi.

Proje kapsamında başlatılan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine itirazlar yükselirken, halkın katılım toplantısı yoğun protestolara sahne oldu.

Okyanus Enerji Üretim İnşaat A.Ş. tarafından yürütülen proje, 2023 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na sunulan ÇED başvurusuyla gündeme gelmiş, ancak onay alamamıştı. Şirket, Aralık 2025'te projeyi revize ederek yeniden başvuru yaptı. Bu kapsamda, 8 Ocak 2026 tarihinde Yağmurca Köyü'nde halkın katılım toplantısı düzenlendi. Toplantıya köyün tamamı katılırken, projeden etkilenecek diğer köylere bilgi verilmemesi tepkilere yol açtı.

Adatepe Köyü Muhtarı Dursun Doruköz, diğer dört köy muhtarı adına konuşarak, toplantıyı tesadüfen öğrendiklerini ve hiçbir resmi bildirim yapılmadığını vurguladı. Doruköz, köylülerin bilgilendirilmediğini belirterek, toplantının yapılmasına itiraz dilekçesi sundu. Toplantıda ayrıca, projenin ekosisteme vereceği zararları içeren 104 imzalı bir itiraz dilekçesi de yetkililere iletildi.

Çevre gönüllüleri adına konuşan emekli öğretmen Faik Mekik, şu ifadeleri kullandı: "Sularımız, derelerimiz, tarım alanlarımız ve meralarımızı şirketlere teslim etmeyeceğiz. Bu proje, bölgemizin doğal yapısını geri dönüşümsüz şekilde tahrip edecek."

Yöre halkından çok sayıda itiraz sesi yükselirken, toplantıya destek amacıyla CHP Devrek İlçe Başkanı ve yöneticileri ile İYİ Parti temsilcileri de katıldı. Köylüler, projenin tarım, su kaynakları ve ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, ÇED sürecinin iptalini talep etti.

Bu olay, Zonguldak'ta çevre koruma mücadelesinin yeni bir örneği olarak kayda geçti. Köylüler, projenin durdurulması için yasal yollara başvurmaya devam edeceklerini belirtti.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜ'NE ZONGULDAK

Konu: 08/01/2026 Tarihli Okyanus Enerji Üretim İnşaat A.Ş. Çay Hidroelektrik Santrali Projesi ve Kırma-Eleme Tesisi, Hazır Beton Santrali ÇED Başvuru Dosyası Halkın Katılımı Toplantısı Eksikliği Hakkında

Projenin halkın katılımı toplantısı için etkilenecek köyler ve Devrek halkına bilgi verilmemiştir. Proje kapsamında tarım alanları, yaşam alanları ve sulak alanları doğrudan etkileyecek olan köyler şunlardır:

  • Zonguldak (Devrek/Adatepe Köyü)
  • Zonguldak (Devrek/Kozluçay Köyü)
  • Zonguldak (Devrek/Kozlugüney Köyü)
  • Zonguldak (Devrek/Özbağı Köyü)
  • Zonguldak (Devrek/Sarnaz Köyü)
  • Zonguldak (Devrek/Yağmurca Köyü)
  • Zonguldak (Devrek/Yeşilada Köyü)

Zonguldak Valiliği tarafından halkın katılımı toplantısı ilan edilmemiştir. Ayrıca Yağmurca Köyü dışındaki diğer köy muhtarlıklarına bildirim yazıları gönderilmemiştir. Proje, tüm Devrek ilçesinin su, tarım ve yaşam alanlarını ilgilendirdiği halde Devrek Belediye Başkanlığı'na bildirimde bulunulmamıştır.

Proje dosyasında halkın katılımı toplantısı hakkında sunulan taahhütler yerine getirilmemiştir. Proje dosyasında şu ifadeler yer almaktadır:

"Proje ile ilgili olarak, 29.07.2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği; Madde 9 (1) Halkı yatırım hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere; Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar ve proje sahibinin katılımı ile Bakanlıkça belirlenen tarihte, projeden en çok etkilenmesi beklenen ilgili halkın kolaylıkla ulaşabileceği il müdürlüğü tarafından belirlenen merkezi bir yer ve saatte halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısı düzenlenir. (2) Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar toplantı tarihini, saatini, yerini ve konusunu belirten bir ilanı; projenin gerçekleştirileceği yörede yayımlanan yerel süreli yayın ile birlikte yaygın süreli yayın olarak tanımlanan bir gazetede toplantı tarihinden en az 10 takvim günü önce yayımlatır. (3) Halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısı, il müdürünün veya görevlendireceği bir yetkilinin başkanlığında yapılır. Toplantıda halkın; proje hakkında bilgilendirilmesi, görüş, öneri ve sorularının alınması sağlanır. Halk tarafından dile getirilen görüş, öneri ve itirazlar toplantı hakkında düzenlenecek tutanakta belirtilir. Toplantı başkanı, katılımcılardan görüşlerini yazılı olarak vermelerini isteyebilir. Toplantı tutanağı, bir sureti il müdürlüğünde kalmak üzere Bakanlığa gönderilir. Madde 4. (1) Bu yönetmelikte geçen; a) Anons: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, ilgili belediyeler ve muhtarlıklarca yapılan sesli duyuruyu, b) Askıda ilan: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, il müdürlüğü, kaymakamlık veya muhtarlık binasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuruyu, ifade eder. Bu bağlamda yönetmelikte belirtilen hükümler doğrultusunda yöre halkı bilgilendirilecek olup, projeden etkilenmesi muhtemel halkın belirlenmesinde proje alanına en yakın ve projeden etkilenmesi beklenen yerleşim birimleri dikkate alınmıştır. Projenin gerçekleştirileceği yörede yayımlanan yerel süreli yayın ile birlikte yaygın süreli yayın olarak tanımlanan bir gazetede toplantı tarihinden en az 10 takvim günü önce toplantı yeri, tarihi, saati ve konusu ilan ile duyurulacaktır. Ayrıca toplantı duyurusu mahalle muhtarlığına yazı ile duyurulacak olup, yöre halkı muhtarlık panosunda askıda ilan, anons vb. yöntemlerle bilgilendirilecektir. Halkın Katılımı Toplantısında projenin özellikleri, konumu ve etkileri power point sunusu ile projektör kullanılarak anlatılacaktır."

Yapılması planlanan halkın katılımı toplantısı için duyurular ve ilanlar eksik yapılmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ÇED başvuru dosyasındaki toplantı bilgilerine, iklim şartları (kar, yağmur), elektrik ve internet kesintileri nedeniyle genel bilgilendirmelerden projeden etkilenen bölge halkı bilgi sahibi olamamıştır.

Halkın katılımı toplantısının tüm duyurular yönetmeliklerdeki şartlar tam yerine getirildikten sonra Devrek ilçe merkezinde yeniden yapılması için yeni bir tarih belirlenmesi gerekmektedir.

ÇAY HES DİLEKÇE BİLGİLERİ

Proje, Okyanus Enerji Üretim İnşaat A.Ş. tarafından, Bolu Çayı (Devrek Çayı) üzerinde elektrik üretmek amacıyla planlanan bir hidroelektrik santral projesidir. Proje kapsamında yalnızca enerji üretim tesisleri değil, inşaat sürecine bağlı olarak kırma-eleme tesisi ve hazır beton santrali de kurulması öngörülmektedir. Proje daha önce karayolu güzergâhlarıyla çakışma nedeniyle durdurulmuş, ardından revize edilerek yeniden ÇED sürecine alınmıştır.

Proje alanı, Zonguldak–Bartın–Karabük 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’na göre orman alanları ve tarım arazileri içerisinde yer almaktadır. Ayrıca, akarsu ekosistemi, tarım alanları ve yerleşimlere yakınlık nedeniyle hassas bir alanda bulunmaktadır.

  1. Olası Çevresel ve Sosyal Etkiler

Su ve Akarsu Ekosistemi

ÇED dosyasında belirtildiği üzere proje kapsamında Bolu Çayı üzerinde üç ayrı regülatör inşa edilerek suyun önemli bir bölümü enerji tünelleri aracılığıyla santrallere yönlendirilecektir. Bu durum, akarsuyun doğal akış rejiminin parçalı biçimde değiştirilmesi anlamına gelmektedir.

Dosyada can suyu bırakılacağı ifade edilmekle birlikte, bu miktarın:

● Mevsimsel değişkenliği,

● Kurak dönemlerde yeterliliği,

● Ekosistemin ihtiyaçlarına göre nasıl izleneceği konularında detaylı ve bağlayıcı bir değerlendirme yer almamaktadır.

Ayrıca üç regülatörün aynı akarsu kolu üzerinde yer alması nedeniyle:

● Akarsu boyunca kümülatif etki oluşması,

● Sediment taşınımının kesintiye uğraması riskleri bulunmaktadır.

Bu etkiler, dosyada teknik olarak tanımlanmakla birlikte ekosistem bütünlüğü açısından bütüncül bir analiz sunulmamaktadır.

Tarım ve Orman Alanları

Proje alanı, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na göre orman alanları ve tarım arazileri içerisinde yer almaktadır. Regülatör yapıları, santral binaları, iletim hatları ve yeni açılacak yollar nedeniyle:

● Tarım arazilerinde geri dönüşü olmayan kayıplar,

● Orman alanlarında parçalanma ve habitat bütünlüğünün bozulması,

● Şantiye faaliyetleri nedeniyle erozyon riski oluşması beklenmektedir.

ÇED dosyasında, inşaat sonrası çevre düzenlemesi yapılacağı belirtilmekle birlikte, toprağın tarımsal üretim kapasitesinin nasıl geri kazanılacağı ve orman ekosisteminin eski haline ne ölçüde dönebileceği belirsizdir.

Yerleşimlere Yakınlık

● Bazı regülatör göl alanlarında ve yakın çevresinde yapıların bulunduğu, kimi yapıların su altında kalabileceği ÇED dosyasında belirtilmiştir.

● ÇED Başvuru Dosyası’nın 8-9. sayfasında yer alan ifadeler kritiktir:

Çay 1 Regülatörüne en yakın yapı 130 m mesafede (göl alanında),

Çay 1 HES’e en yakın yapı 510 m mesafede,

Çay 1 Regülatörü Göl Alanına en yakın yapı 55 m mesafede yer almaktadır.

Çay 2 Regülatörüne en yakın yapı 1.090 m mesafede,

Çay 2 HES’e en yakın yapı 1.080 m mesafede,

Çay 2 Regülatörü Göl Alanına en yakın yapı 55 m mesafede yer almaktadır.

Çay 3 Regülatörü ve HES’e en yakın yapı 160 m mesafede,

Çay 3 Regülatörü Göl Alanında 6 yapı yer almaktadır.

Bu durum, mülkiyet hakkı, yaşam alanlarının kaybı, kamulaştırma ve taşınma süreçleri açısından ciddi sosyal etkiler doğurma potansiyeline sahiptir. Ancak dosyada bu yapıların akıbetine, hane halkı üzerindeki etkilerine ve sosyal uyum süreçlerine ilişkin ayrıntılı bir sosyal etki değerlendirmesi yer almamaktadır.

Gürültü, Toz ve Trafik

İnşaat aşamasında: kırma-eleme tesisi, hazır beton santrali, yoğun kamyon ve iş makinesi trafiği nedeniyle toz, gürültü ve titreşim oluşacağı öngörülmektedir.

ÇED dosyasında emisyon ve gürültü hesapları teknik olarak sunulmuş olsa da; bu etkilerin yerleşimlere ve tarım alanlarına yakınlıkla birlikte nasıl hissedileceği, uzun süreli maruziyetin insan sağlığı üzerindeki etkileri detaylı biçimde tartışılmamaktadır.

Afet ve Heyelan Riski

Bölge, heyelan duyarlılığı ve taşkın riski bulunan bir havzada yer almaktadır. İklim değişikliği kaynaklı aşırı yağışlar riskleri artırabilir.

İklim değişikliğine bağlı olarak artan aşırı yağış olayları, regülatör ve göl alanları çevresinde:

● Şev stabilitesinin bozulması,

● Taşkın riskinin artması,

● Yerleşim ve tarım alanlarının etkilenmesi

gibi riskleri büyütebilir. Bu riskler dosyada genel ifadelerle ele alınmış, ancak en kötü senaryolara ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapılmamıştır.

ÇED Başvuru Dosyası, projenin teknik özelliklerini ayrıntılı biçimde sunmakla birlikte; yereldeki yaşam, tarım faaliyetleri, mülkiyet hakları ve akarsu ekosistemi üzerindeki etkileri açısından önemli belirsizlikler içermektedir.

ÇED başvuru dosyasında;

● Flora ve fauna çalışmaları, canlı yaşamının hangi ölçüde etkileneceği belirtilmemiştir.

● Temelin jeolojik jeoteknik özellikleri, örtü birimleri, temel kaya kalınlığı, taşıma gücü ile mühendislik özellikleri incelenmemiş, tünelin geçeceği kaya birimlerinin geçirimlilik değerleri, jeomekanik özellikleri, yeraltısuyu durumu, kazılabilme özelliği, tespit edilmemiştir.

● Sondaj faaliyetlerinin ÇED sürecinin sonrasında yapılacağı beyan edilmektedir, ÇED süreci parçalanmış, ÇED süreci kapsamında gerçekleştirilmesi gereken teknik incelemeler tamamlanmamıştır.

● Kümülatif etki değerlendirmesi gerçekleştirilmemiştir.

ÇEVRE GÖNÜLLÜSÜ FAİK MEKİK KONUŞMASI

Doğanın talanına, şirketlerin yalanına karşı;

Topraklarını, sularını ve ormanlarını korumak için;

yola çıkanları, saygı ve sevgiyle selamlıyorum…

Yağmurca’da, Özbağı’nda, Kozluçay’da, Kozlugüney’de, Adatepe’de, Sarnaz’da, Yeşilada’da yaşam kaynağı sularımız; oksijen deposu ormanlarımız, derelerimiz, meralarımız, bağımız, bahçemiz, tarlamız, aşımız, ekmeğimiz tehdit altında…

HES’ler, sağladığı yararların dışında pek çok zararada sahiptir. Genellikle inşa edilecekleri alanlarda istenmemektedir. Bu bölgede de vereceğiniz zararlardan ötürü istenmemektesiniz.

Bu durum HES’ler neden istenmiyor? Sorusunu da beraberinde getirmektedir. Çünkü yöre halkı, HES’lerin yarardan çok zarar getireceği düşüncesindedir. O zararlara bir göz atalım.

HES projeleri ağaçların kesilmesi, yüzey suyunun doğal akışının kesilmesi, nehir ve derelerinin akış yollarının değiştirilmesi sebebiyle yüzey sularının kurumasına, etrafındaki canlı türlerinden kimisinin ölmesine kimisinin de zarar görmesine, balık türünün ise tamamen yok olmasına sebep olurlar.

HES’lerin bulunduğu çevrelerde hastalıklarda artışlar görülmektedir.

HES’lerin inşa edildiği bölgelerde erozyon, toprak kayması ve sel oluşumunda artış gözlenmiştir.

Santralin faaliyeti sırasında, barajlarda yüksek oranda buharlaşma meydana gelmektedir. Bu buharlaşmada çevre yörelerdeki toprakların tuz oranını artırmakta ve toprağın verimliliğini azaltmaktadır.

Bilim insanlarından, çevre STK’larına, yerel halktan, çevre gönüllülerine kadar birçok kişi ve kuruluş, bu projelerin bölgenin ekosistemlerine geri dönülemez zararlar vereceği konusunda hem fikir…

Doğa paraya çevrilecek bir kaynak görüldüğü sürece ne yazık ki; bu tip yatırımların hiç birini çevreye saygılı bir şekilde yapmamız mümkün değil. HES yatırımı yapan şirketin sahibi servetine servet katarken, yöre halkı tüm zararı çekecek. Suya bağlı yaşayan tüm canlıların, suyu kullanma hakkı ellerinden alınarak; HES yapımcısı şirketlere veriliyor. Ayrıca suyu su olarak satma hakkı da tanınmaktadır. Yaşam kaynağı suyumuzun kullanım hakkı da elimizden gidiyor.

Tarih, 11 Ağustos 2020

Giresun’da aşırı yağışlardan dolayı sel, heyelan, su baskınlarının sebepleri etüt edildiğinde akarsular üzerinde yapılan HES’ler olduğu tespit edilmiştir. ( Giresun Dereli, Espiye, Doğankent, Tirebolu, Görele, Yağlıdere ilçeleri) 8 kişi hayatını kaybetti.

Akıl alacak gibi değil!

Çay 1 Regülatörüne en yakın yapı 130 metre mesafede (Göl alanı)

Çay 1 HES’e en yakın yapı 510 metre mesafede

Çay 1 Regülatörüne en yakın yapı 55 metre mesafede yer almaktadır.

Çay 2 Regülatörüne en yakın yapı 100 metre mesafede

Çay 2 HES’e en yakın yapı 1080 metre mesafede

Çay 2 Regülatörü göl alanına en yakın yapı 160 metre mesafede

Çay 3 Regülatörü ve HES’e en yakın yapı 160 metre mesafede

Proje alanının da bulunan, yerleşim alanlarında yaşayanların, akıbeti ne olacak? Bilen var mı? Varsa beri gelsin.

Kimlerin evi, bahçesi, tarlası istimlak edilecek; bilen var mı?

Tehlikeli atıkların toplanma alanı, neresi olacak bilen var mı?

Kırma eleme tesisi, hazır beton santrali nereye kurulacak bilen var mı?

Kırma eleme tesisinin kapasitesi yılda, 111924 tondur. İnşaat süresi 2 yıl sürecek diyorlar. 224 bin ton malzemeden bahsediyoruz. Çay 1, 2, 3 HES ve Regülatörlere kamyonlarla beton taşınacak.

1 kamyon 10 ton

10 kamyon 100 ton

100 kamyon 1000 ton

1000 kamyon 10000 ton

10000 kamyon 100000 ton

Bir yıl içerisinde, toplamda 10 bin kamyon yanında iş makinaları, köy yollarımızda ortalığı toza dumana boğacak. Yollar bozulacak, titreşim ve gürültü meydana gelecek. Kazalar da cabası…

Günümüzde iklim değişikliği ile birlikte, Karadeniz Havzasında yağış, sel ve kütle hareketlerinin / depremin sıklığı ve şiddetinde artışa bağlı afetlerde bir artış gözlenmektedir. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Türkiye'nin en aktif ve en tehlikeli fay hattı olarak bilinir. Bu fay hattı yanı başımızda… Doğa olaylarının, felaketle sonuçlanmaması için; bu projenin yaşama geçmemesi gerekiyor. HES projesinin, kırma eleme tesisinin, hazır beton santralinin yapılacağı Çıplaklar, Yağmurca, Yeşilada, Adatepe’den fay hattı geçiyor. Diri fay hattına da oldukça yakın, Kozlukadı’dan diri fay hattı geçiyor. Kozlugüney’de aktif heyelan bölgesinde yer alıyor. Gerçekler tüm çıplaklığı ile orta yerde dururken; sayın şirket yetkilileri, kendinizi akıllı, alemi sersem mi sanıyorsunuz?

Olası bir deprem anında yıkılan HES’ lerden akan sular sellere neden olacağı, gün gibi ortadayken, santral projesinin çok yakınından geçen diri fay hattını neden görmezden gelirsiniz?

Çay 2 ve 3’ün altından geçen diri olmayan bir fay hattını da göremediniz. Haksızlık etmeyelim, bal gibi görüyorsunuz da paranın hatırına pas geçiyorsunuz. Ya tarih tekerrür ederse…

Kısa bir zaman yolculuğuna çıkalım.

Tarih, 1 Şubat 1944 7.4 şiddetinde Gerede depreminde Zonguldak’ta 75 kişi öldü. Devrek’te Şemsi Paşa Camii ve bir çok ev yıkıldı.

Tarih, 16 Ağustos 1999 Gölcük İzmit depremini hissetmedik mi?

Batı Karadeniz’de sel felaketinin sebebi

aşırı yağışlar mı? HES’ler mi?

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeoloji Mühendisleri Odası’nın konuyla ilgili açıklaması: ’’Ağır hasar ve can kaybının özellikle Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde yaşanmasının temel nedenlerinden birinin, Ezine Çayı üzerine inşa edilen Hes’lerden birinin sağanak yağış sonucu oluşan taşkından etkilenerek; kapaklarının hasar görmesi ve taşkın sularının baraj gölünde bulunan suyla birleşerek, hasar gören barajdan boşalması sonucunda ’’çarpan etkisiyle’’ akış aşağısında bulunan Bozkurt ilçesinde aşırı tahribata neden olmuştur.’’ Değerlendirilmesinde bulundu.

Tarih, 11 Ağustos 2021 Kastamonu, Sinop ve Bartın illerini etkileyen sellerde toplam 97 kişi hayatını kaybetti.

Unutulmamalıdır ki;

Doğaya verilen zarar, parayla giderilemez!
Doğaya verilen zararın, geri dönüşü olmaz!

Devlet, HES yapımcısı şirketin istemesi halinde çevresindeki tarım arazilerini istimlak edecektir.

HES’e verecek, ormanımız yok!

HES’e verecek, suyumuz yok!

HES’e verecek, meramız yok!

HES’e verecek, köyümüz yok!

HES’e verecek yolumuz yok!

HES’e verecek deremiz yok!

HES’e, Hazır Beton Santraline, Kırma Eleme Tesisine verecek bağımız, bahçemiz, tarlamız yok.

Ormanımızı, suyumuzu, deremizi, tarlamızı, evimizi sağlığımızı hep birlikte savunalım.

Devrek’te statlar kardan temizleniyor
Devrek’te statlar kardan temizleniyor
İçeriği Görüntüle

Toprağımızı, suyumuzu, ormanımızı ve sağlığımızı korumak için harekete geçelim.

Biz doğayı korudukça, doğada bizi korur. Doğada sevgiyle kalın.

Hazır Beton Santralli

Hazır beton üretiminde hammaddelerin taşınması, depolanması, üretim yerine aktarılması sırasında oluşan toz emisyonları / partikülleri hava kirliliğine neden olmaktadır. Kullanım fazlası beton nedeniyle oluşan katı atık ve mikserlerin yıkanması ile kimyasal madde ve yakıt depolarından oluşabilecek sızıntılar da toprak kirliliğinin, dolayısıyla da su kirliliğinin kaynağı olmaktadır. Beton atıkları ayrıca, bileşiminde bulunan çimento, kimyasal katkılar vb. maddeler nedeniyle bırakıldığı yerdeki doğal yapıyı etkilemekte, yaşam alanlarını yok etmektedir. Bunların bilinen olumsuz sonuçları ise çevresel değerlerin, dolayısıyla insan sağlığının bozulmasıdır.

Örneğin, hazır beton santrallerinde yer alan ön çökeltme havuzunun kapasitesinin yetersiz kalması sonucunda havuzda biriken suyun taşarak yer altı ve yer üstü su kaynaklarını kirletmesi sık karşılaşılan çevresel bir kazadır. Heyelan ve depremde atık alanının zarar görmesi çevre felaketine yol açacaktır.

Hazır beton santrali ve atık alanı nereye kurulacak?

Risk analizleri yapıldı mı?

KIRMA VE ELEME TESİSİ

Nasıl işletilirse işletilsin taş ocağı işletmeleri su akışı, toprak erozyonu gibi çevresel bozulmaların hızlanmasına neden olur. Atık ve artık yığınları, oluklar ve toprak erozyonundan geriye fiziksel ortamı bozulmuş doğa parçalarının kaldığı gözlenir. ( üst toprağın yüzeyini yavaş yavaş ve kademeli olarak küçük katmanlar halinde aşındıran bir tür toprak erozyonudur) Artık taş ve diğer malzemelerin sel yoluyla aşınması ve taşınması; tortuların oluşması ve çökelmesine neden olur. Akarsu, göl gibi yüzeysel su kütleleri ve tarımsal kullanımlarda bu çökeller olumsuz etki yaratır. Taş ocakları, hayvanların yemlerini otlama alanlarından almalarını ve serbest dolaşımlarını sınırlar. Kil ve toz, suda kısa sürede çökmediği için balıkların ve balık yavrularının solungaçlarına girerek tıkar.

Açık ocak işletmelerinden, taş kırma makinalarından ve mıcır ile kumun taşınmasından çıkan toz toz, ağaç yapraklarına konar. Gece nemi ile nemlenen toz, gündüz kuruyarak yaprak yüzeyinde kabuklaşır. Yüzeyi toz kabuğu ile kaplanmış olan yaprak fotosentez yapamaz. Ağacın beslenme, meyve verme ve büyütme gücü olumsuz etkilenir. İnce tozlar yaprağın solunum gözeneklerini tıkadığı için yaprak devamlı terleme ile su kaybeder ve fizyolojik kuraklık etkisi yaşanır.

Patlatma yeraltı suyu akışını değiştirebilir ve bu da sonuçta yüzey suyu akışını değiştirir.

Kırma ve eleme tesislerinin yakınında yaşayan kişilerde sağlık sorunları da dikkat çekiyor. Toza maruz kalan kişiler arasından %22 oranında yüksek göz ve burun alerjisi, %17'sinde göğüste sıkışma, %9 unda kronik öksürük sorunları görüldü. Nasıl işletilirse işletilsin taş ocağı işletmeleri su akışı, toprak erozyonu gibi çevresel bozulmaların hızlanmasına neden olur. Atık ve artık yığınları, oluklar ve sac erozyonundan geriye fiziksel ortamı bozulmuş doğa parçalarının kaldığı gözlenir. Artık taş ve diğer malzemelerin sel yoluyla aşınması ve taşınması; tortuların oluşması ve çökelmesine neden olur. Akarsu, göl gibi yüzeysel su kütleleri ve tarımsal kullanımlarda bu çökeller olumsuz etki yaratır. Taş ocakları, hayvanların yemlerini otlama alanlarından almalarını ve serbest dolaşımlarını sınırlar. Kil ve toz, suda kısa sürede çökmediği için balıkların ve balık yavrularının solungaçlarına girerek tıkar.