Soyarslan, avukatlığın yalnızca bir meslek değil, adaletin ve hukukun üstünlüğünün korunmasının adı olduğunu vurguladı.
Soyarslan, “Bizler yalnızca bir dosyanın değil; bir insanın umudunun, bir toplumun vicdanının temsilcisiyiz. Unutulmamalıdır ki adalet, ancak savunmayla tamamlanır. Savunmanın olmadığı yerde yargı eksiktir, eksik olan yerde ise adalet yoktur” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında mesleğin sorunlarını ayrıntılı şekilde dile getiren Soyarslan, savunmanın değersizleştirilmesi, avukatların itibarsızlaştırılması, ekonomik sıkıntılar, hukuk fakültelerinin kontrolsüz artışı ve avukatlara yönelik saldırıların ciddi tehditler oluşturduğunu belirtti. Özellikle genç avukatların düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşulları altında mesleğe tutunmaya çalıştığını ifade eden Soyarslan, “Emeğin karşılığının alınamadığı bir avukatlık düzeni kabul edilemez” dedi.
Avukatlara yönelik fiziksel ve sözlü saldırıların münferit olmaktan çıkıp mesleki güvenliği tehdit eden bir sorun haline geldiğini vurgulayan Soyarslan, bağımsız savunma üzerindeki baskılara da dikkat çekti. “Savunma susarsa, adalet susar. Avukatın özgür olmadığı bir yerde yurttaş da özgür değildir” sözleriyle mesleğin toplumsal önemini hatırlattı.
Soyarslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Savunma bir ses değil, bir vicdandır; susturulamaz. Avukat bir kişi değil, bir duruştur; yalnız bırakılamaz. Adalet, ancak bu duruş var oldukça yaşayabilir. Tüm zorluklara rağmen bizler, mesleğimizin onurunu korumaya, hukukun üstünlüğünü savunmaya ve hakkın yanında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”