Açıklamada, 28 Şubat’ın yalnızca siyasete değil, topluma da ağır bir darbe olduğu vurgulandı. “Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir” denilerek, darbenin millî ve manevî değerleri hedef aldığı ifade edildi.
Tankların millet iradesine karşı yürütüldüğü, seçilmiş hükümetin görevden el çektirildiği ve başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatıldığı hatırlatıldı.
AK Parti’nin iktidarı döneminde vesayet odaklarının teker teker çökertildiği belirtilerek, “Millî iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk” denildi.
Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik çirkin tavırların, 28 Şubat zihniyetinin hâlâ varlığını sürdürdüğünü gösterdiği ifade edildi. Açıklamada, demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün önemine dikkat çekildi.
“Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir” denilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durma iradesinin sürdürüleceği vurgulandı.
Son olarak, “Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için millî irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle açıklama tamamlandı.