Ülkemizin ekonomik gidişatı belli.
Her kurumda büyük israfları görüyoruz.
Biz yerelde olanları görüyoruz.
Genelde olanları zaten izliyoruz.
Üstelik küstahça bir savunma içinde hareket edenleri de izliyoruz.
Kimi din adına.
Kimi iman adına.
Kimi itibar adına.
Kimi milli olmak adına!
Bu konuda söylenecek zaten fazla bir şey yok.
Çaycuma’dan telefonlar aldık.
Tohum destekleri bu sene kesilmiş.
Zonguldak Özel İdaresi’nin üreticiyi destekleme çalışmalarından da ses yok.
Üretici mısır tohumu alacak.
Diyor ki; “Parasını hasat yapınca alın”
“Olmaz” diyorlar.
Bu güzel ülkemizde böylesine sınırsız harcamalar, karşılıksız krediler, batık firmalara geri gelmeyeceği belli krediler sağlanırken sen git üreticinin mısır tohumuna göz dik!
Köylü ve üretici zaten mazot maliyetleri altında ezilirken işi öyle bir duruma getirdiler ki şöyle bir hal aldı.
“Hiçbir şey yapma. Git Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na kayıt ol”
“Zaten yakında emekliler lokantası açılacak oradan da karnını doyur!”


Bir ay ağlamakla geçti!
Biz diyoruz ki yeni belediye başkanlarına 3-6 ay süre vermeli.
Ki bazı şeyler netleşsin, çoktan gaz alınmış, motor devri yükselmiş, bahaneler geride kalmış olsun.
Ancak bizimkilerinin çoğunun birinci ayı sadece bahaneler, ziyaretlerle geçti.
İkinci ay da öyle geçiyor.
Zaman değerli.
Sosyal medya hesaplarından bol video ve fotoğraf paylaşmak için seçilmediniz ki.
En garibi de şu.
Yeni belediye başkanlarından bazılarının saat beşte dükkanı kapatıp gittiğini görüyoruz.
Fesuphanallah!
Şahsen bazı konularda daha hızlı çıkış yapmaları beklenirken sanki hala seçim sarhoşluğu içindeler.
Ayrıca bir detay daha var.
Mesele hizmet ve belediyecilik olduğundan iktidar muhalefet partili demeden bir kaynaşma – selamlaşma lazım.
CHP’li belediye başkanlarının da artık rozetleri çıkarıp herkesin belediye başkanı olma sıfatıyla iktidar partili milletvekilleri ile temasa geçmekten kaçınmamaları gerekir.
Hep mazeret ile bu işler olmaz!

Berran Aydan
Berran Aydan yıllarını çetin bir mücadele ile geçirdi.
Uzun yıllar yaptığı TEMA temsilciliğinin ardından tam defteri kapatmışken CHP’den Zonguldak Belediye Meclisi’ne girdi.
Zonguldak.
Çevre.
İnsanın yaşam hakkı.
Çocukların çevre ve yaşam bilinci.
Farkındalık oluşturma adına maddi ve manevi mücadelesine yakından tanığız.
Bu onurlu, kutsal ve saygıdeğer mücadelenin ardından pes etmeden yeni mücadeleye başladı.
Bazıları gibi cikletten çıkmadı.
Erinmedi.
Gücenmedi.
Şehir için; “Ben de varım” dedi ve şimdi o mücadelenin içinde.
Başarılar diliyoruz.
Umarız kıymeti bilinir, kendisinden şehir adına maksimum seviyede yararlanılır.

Murat Kotra şaşırttı!
Zonguldak’ın 30 yılında çok siyasetçi gördük.
Kazanamadığında küfür kıyamet ağzını bozan.
Aday olamadığında Zonguldaklılara küsüp giden.
Sonra seçimden seçime geldiğinde aradığı ilgiyi bulamayınca yolunu bile unutan.
Son yıllarda bunun tam tersini yapan siyasetçi kim diye sorarsanız sanırım ilk akla gelenlerden biri Murat Kotra’dır.
Seçim kaybetse de mazbatasız bir milletvekili gibi derdine derman arayan, sorununa sahip çıkan, sesi olmaktan korkmayan bir siyasetçi oldu.
Şahsen çoğumuz Kotra’nın da küsüp gideceğini düşünmüştük.
Yanıldık.
Keşke Zonguldak’ta yaşayıp, Zonguldaklının sırtından geçinenler de Kotra kadar duyarlı olabilse!