<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Z Haber Zonguldak’ın Gerçek Haber Kaynağı / Zonguldak Haberleri</title>
    <link>https://www.zhaber.com.tr</link>
    <description>Zonguldak Haber, Son Dakika Haberleri, Zonguldak , Bartın ve Karabük başta olmak üzere, ülkemizden önemli gelişmeler Z HABER’de. ZHABER ile Zonguldak’ın Nabzını Tutun.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.zhaber.com.tr/rss/nostalji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © Zhaber.com.tr 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 13:11:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/rss/nostalji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sahil Sıhhiye Binası'nı yıkan şimdi ne yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/sahil-sihhiye-binasini-yikan-simdi-ne-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/sahil-sihhiye-binasini-yikan-simdi-ne-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Zonguldak’ta 1964 yılında yıkılan Sahil Sıhhiye Binası ile ilgili paylaşım yaptı. Kutoğlu, diğer tarihi yapılar için de değerlendirmede bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, sosyal medya hesabından Zonguldak’ın geçmişinde önemli bir yere sahip olan Sahil Sıhhiye ve Karantina Binası hakkında paylaşım yaptı.<br />
Kutoğlu paylaşımında, “Bu binayı yıkan hala hayatta mıdır acaba? Hayattaysa şimdiki aklıyla ne hissediyordur,” ifadelerini kullanırken, karar süreçlerinde ilgili meslek disiplinlerinin görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>SAHİL SIHHİYE ve KARANTİNA BİNASI'NIN TARİHİ</strong><br />
Sahil Sıhhiye Binası’nın geçmişi 1930 yılına uzanıyor. Hudut ve Sahiller Sıhhiye Umum Müdürlüğü tarafından Zonguldak iskelesi çevresinde inşa edilmesi keşif bedelli kararı alındı. Keşif ve inşaat sürecünün tamamlanmasının ardından bina, 10 gün içinde hizmete açılmak üzere 20 Haziran 1930 tarihinde ihaleye çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 20 gün süren ihale sürecinin ardından yapının kısa sürede tamamlanarak hizmete girdi, Zonguldak Limanı’na gelen gemilere sağlık hizmeti verilmesi amacıyla kullanılan bina Sahil Sıhhiye Merkez Tabipliği bünyesinde faaliyet gösterdi.</p>

<p>Resmi kayıtlarda, yapının tesis tarihinin 7 Teşrinievvel 1336 (7 Ekim 1930) olduğu yer aldı. Uzun yıllar hizmet veren bina için 11 Haziran 1964 tarihinde yıkım kararı alındı.<br />
Karar, dönemin Sahil Sıhhiye Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar ve belediye ile gerçekleştirilen işlemler doğrultusunda alındı, 11.6.1964 tarih ve 536/168 sayılı yazı ile süreç tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/sahil-sihhiye-binasini-yikan-simdi-ne-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2026/04/sihhiye-binasi.jpg" type="image/jpeg" length="93691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[69 Ambarları adını veren ocağın şimdiki hali nasıl]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/69-ambarlari-adini-veren-ocagin-simdiki-hali-nasil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/69-ambarlari-adini-veren-ocagin-simdiki-hali-nasil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak’ta 69 Ambarları adını, geçmişi 1869’a uzanan 69 Nolu Maden Ocağı’ndan alıyor. Ocak kapalı olsa da kent hafızasında yaşamayı sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Zonguldak’ın Baştarla mevkiinde yer alan ve uzun yıllar Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ait olarak kullanılan 69 Ambarları, bugün aktif olarak hizmet vermese de bölgenin hafızasında yaşamaya devam ediyor. Resmî olarak kapatılmış ve farklı amaçlarla kullanılmaya başlanmış olmasına rağmen, bölge halen adres tariflerinde “69 Ambarları” adıyla anılıyor. Peki, bu ismin kökeni nereden geliyor?<br />
Kimi zaman ambarların içinde 69 ayrı bölüm bulunduğu yönünde yorumlar yapılsa da, “69 Ambarları” adının kaynağı bölgede bulunan 69 Nolu Maden Ocağı. Günümüzde kapalı ve hizmet dışı olan bu ocak, giriş kapısı ve konumuyla hâlâ tarihsel yerini koruyor. Eski çamaşırhane binalarının arka kısmında yer alan ocak, Zonguldak madencilik tarihinin önemli izlerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>69 Nolu Ocağın Kökeni</strong><br />
69 Nolu Ocağın neden bu isimle anıldığına dair birkaç görüş bulunuyor. Bunlar arasında en güçlü kabul gören iddia, ocağın 1869 yılında açılıp üretime başladığı yönünde. Arşiv belgeleri ise ocağın geçmişine ışık tutan önemli bilgiler barındırıyor.<br />
Eski defter kayıtlarında yer alan bilgilere göre, Boyacıoğlu’na ait 69 ve 33 numaralı ocaklar, Zonguldak mevkiinde faaliyet göstermiş durumda. 8 Teşrinievvel 1306 (1890) tarihli kayıtlarda, ocakların hissedar yapısı ve kefalet bilgileri detaylı şekilde yer alıyor. Kayıtlarda, ocağın 40 para üzerinden değerlendirildiği; bunun 35 parasının işletmecilere, 5 parasının ise vefat eden hissedarın varislerine ait olduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Arşivlerde 69 Nolu Ocak</strong><br />
Mustafa Yüce arşivinde yer alan Ocak Vukuat Defteri kayıtları da 69 Nolu Ocağın konumunu ve mülkiyet yapısını doğruluyor. 26 Eylül 1306 (1890) tarihli belgelerde; ocağın, demiryolunun sol tarafında, Ahmet Bey, Hacı Hüseyin Ağa ve Kara Yuvan’a ait araziler altında yer aldığı ifade ediliyor. Belgelerde ayrıca, Kara Yuvan’dan miras kalan hisselerin Boyacıoğlu’nun damadı Yorki’ye devredildiği ve hisse dağılımının bu şekilde şekillendiği bilgisi bulunuyor.</p>

<p><strong>Ocaklar Nasıl İsimlendirildi?</strong><br />
Zonguldak havzasında, ocaklar başlangıçta numaralandırılmadan önce ocağı açan ve işleten madencinin adıyla anılıyordu. Ancak zamanla ocak sayısının artması ve aynı kişilere ait birden fazla ocağın bulunması, karışıklıkları beraberinde getirdi. Bunun üzerine ocakların numaralandırılması sistemine geçildi.<br />
Numaralandırma sonrası da ocaklar, hem numarasıyla hem de ilk işletmecisinin adıyla anılmaya devam etti. Ocaklar el değiştirse dahi bu isimler değişmedi. Hatta bazı ocakların, günümüze kadar üretim yapmasına rağmen aynı isim ve numarayla faaliyetlerini sürdürdüğü biliniyor.</p>

<p><strong>Bir İsimden Fazlası</strong><br />
Bugün üretim yapılmıyor olsa da 69 Nolu Ocak, Zonguldak’ın madencilik belleğinde önemli bir yer tutuyor. “69 Ambarları” adı ise yalnızca bir adres tarifinden ibaret değil; kentin sanayi geçmişini, emeğini ve yer altındaki zorlu çalışma koşullarını hatırlatan tarihsel bir simge olarak yaşamaya devam ediyor.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/69-ambarlari-adini-veren-ocagin-simdiki-hali-nasil</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2026/01/69-ambarlari.jpg" type="image/jpeg" length="84636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyük madenci yürüyüşünü arşivleyen fotoğrafçılar]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/buyuk-madenci-yuruyusunu-arsivleyen-fotografcilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/buyuk-madenci-yuruyusunu-arsivleyen-fotografcilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostalji editörü Yüksel Yıldırım 4 Ocak 1991 Büyük Madenci Grevi'ni arşivleyen fotoğrafçıları paylaştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1990 yılı aralık ayı boyunca kent merkezinde kesintisiz devam eden, 4 Ocak 1991 günü Genel Maden İşleri Sendikası yönetiminin aldığı kararla başlayan Zonguldak-Ankara Büyük Madenci Yürüyüşü, 8 Ocak günü Mengen’de sona erdirilmişti.<br />
Bir aydan uzun süren maden işçileri grevini Zonguldak’ta Birol Üzmez, Mustafa Eyriboyun ve İbrahim Akyürek gibi öne çıkan isimler takip ederek çok özel fotoğraf karelerini, yönetmen Metin Kaya da belgeselini yaparak Zonguldak kent arşivine kazandırmışlardır.<br />
2008 yılında Zonguldaklı yönetmen Metin Kaya’nın, 90-91 madenci grevini aktaran belgeseli “100 Bin Kişiydiler” de büyük ses getirmiş, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi İlk Belgesel’ ödülünü kazanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/buyuk-madenci-yuruyusunu-arsivleyen-fotografcilar</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Jan 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2026/01/arsivleyen-fotografcilar.jpg" type="image/jpeg" length="22032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ne için kullanıldı? Fener Tüneli'nin sırrı açığa çıkıyor!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/ne-icin-kullanildi-fener-tunelinin-sirri-aciga-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/ne-icin-kullanildi-fener-tunelinin-sirri-aciga-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kömür atıklarını denize taşıyan Varagel Tüneli, bugün Zonguldak'ın tarihi ve doğal güzelliklerini birleştiren etkileyici bir yürüyüş yoluna dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Limanı'nın hemen arkasında, kayalıkların arasında saklı kalmış bir mimari yapı, görenlerin dikkatini çekiyor. Bu küçük taş yapı, aslında Zonguldak'ın sanayi tarihine ışık tutan önemli bir düzenek.</p>

<p><img height="640" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2025/06/508190045-1354945019436942-8825559385723873131-n.jpg" width="525" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burası, kömür atıklarının denize tahliyesi için kullanılan boşaltım tünelinin başlangıç rampası. Geçmişte kömür üretimi sırasında çıkan cüruf ve atık malzeme, vagonlarla bu rampaya kadar getirilir, burada kurulu olan düzenekle taşıma yönü değiştirilerek, yaklaşık 200 metre uzunluğundaki Varagel Tüneli üzerinden Fener Mahallesi kıyısına taşınırdı. Tünelin sonunda yer alan konveyör sistemiyle bu atıklar doğrudan denize dökülürdü.</p>

<p><strong>Sanayi Mirası Gün Yüzüne Çıkıyor</strong></p>

<p>Bu yapı, Zonguldak’ın sanayi geçmişine ait endüstriyel miraslardan biri olarak dikkat çekiyor. Kayaların oyulmasıyla oluşturulan tünel, başta atık taşımacılığı olmak üzere tamamen işlevsel amaçlarla inşa edilmişti. Ancak zamanla kullanım dışı kalan bu yapı, bugün Zonguldak’ın hem tarihini hem de doğal güzelliklerini bir arada sunan özel bir yürüyüş güzergâhına dönüştü.</p>

<p><strong>Günümüzde Ziyaretçilere Açık</strong></p>

<p>Varagel Tüneli olarak bilinen bu tarihi geçit, bugün Zonguldak halkının ve turistlerin ilgisini çeken bir yürüyüş yolu. Yaklaşık 200 metre uzunluğundaki tünelden yürüyerek geçen ziyaretçiler, sonunda muhteşem bir deniz manzarası ile karşılaşıyor. Taş duvarları ve nostaljik aydınlatmasıyla geçmişin izlerini taşıyan bu yol, özellikle yaz aylarında sıkça ziyaret ediliyor. Yağmurlu havalarda ise tünel, zemin koşulları nedeniyle daha az tercih ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/ne-icin-kullanildi-fener-tunelinin-sirri-aciga-cikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Jun 2025 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2025/06/fener-tuneli.jpg" type="image/jpeg" length="78914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak'ta Fotoğrafçılığın Tarihinden Bir Portre]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-fotografciligin-tarihinden-bir-portre</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-fotografciligin-tarihinden-bir-portre" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostalji Editörü Yüksel Yıldırım, Ali Kaya’nın “Zonguldak'ta Fotoğrafçılığın Tarihinden Bir Portre” yazısını paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2020 yılında Ali Kaya tarafından kaleme alınan Zonguldak’ta Fotoğrafçılığın Tarihinden Bir Portre yazısı şu şekilde<br />
<br />
Zonguldak’ın ilk fotoğrafçısı ve ilk "Fotoğrafçılar ve Elektrikçiler Cemiyeti" Başkanı…<br />
“Cumhuriyetin On Yılında Zonguldak ve Maden Kömürü Havzası”kitabında 1933 yıllında Esnaf-Cemiyetleri anlatılırken, Fotoğrafçılar ve Elektrikçiler Cemiyeti de anılıyor ve 27 üyesinin olduğu ve Cemiyetin başkanı da, Nazım Bey olduğu belirtiliyor.<br />
Yani ilk cemiyet başkanı, Zonguldak’ın eski fotoğraflarını çekerek günümüze taşıyan fotoğrafçı Nazım Baysal…<br />
Zonguldak’ta modern sanat ve mesleklerin ilkleri ve ilk cemiyeti fotoğraf ve elektrik mesleğidir.<br />
İlerki yıllarda Tahir Karauğuz’un hazırladığı 1936-37 yıllarına ait bir çeşit telefon ve adres rehberi olan “Zonguldak Kılavuz” isimli kitapçıkta “Elektrikçiler Komisyonu Cemiyeti” başkanının “Refik” olduğu ifade edilir. Yani Nazım Baysal’dan sonra ikinci başkan, Refik Bey’dir.<br />
* * * *<br />
Bir zamanlar “fotoğrafçı” denildiğinde ilk akla gelen “Foto Baysal ve Foto Turan” artık yok.<br />
Cevdet Turan; Foto Turan’ın kurucusu…<br />
Akçakoca, 1929 doğumlu.<br />
Ailesi Akçakoca’ya Hopa Abuislah’tan gelmiş.<br />
Zonguldak’ın en eski fotoğrafçılarından.<br />
Babası Gelik’te mükelllef olarak işe başlamış.<br />
Ailece oturdukları Akçakoca’dan 1935 yılında, altı yaşındayken, annesiyle birlikte Zonguldak’a babasının yanına gelmiş. O yıllarda liman olmadığından açıkta demirleyen gemiden sandalla, şimdiki Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Lokali’nin yanında Atatürk’ün ayak bastığı yerden karaya çıkmışlar.<br />
Üzülmez yolundan havai hattı takip ederek yürüme Gelik’e gitmişler.<br />
Cevdet Turan, 1943 yılında Gelik İlkokulu’nu bitirir. EKİ servis vermediğinden Çelikel Lisesi’nin orta kısmına gidemez. Köy Enstitüsüne başvurur. Akçakoca’daki evlerinin bulunduğu yer; köy değil, mahalle statüsünde olduğundan oraya da giremez.<br />
Bundan sonra EKİ Karadon İşçi Yemekhanesi’nde “tikeci” olarak işbaşı yapar. 1943-50 yılları arası orada çalışır.<br />
O yıllarda -kendi deyimiyle- bir şehir çocuğunda, körüklü 1600 objektif Yeismon fotoğraf makinası görür. Yalvar yakar bir aylık maaşı olan 27 liraya satın alır. Bu onun hayatının dönüm noktasıdır.<br />
Bu makinayla arkadaşlarının-tanıdıklarının fotoğraflarını çeker.<br />
Çektiği fotoğrafları bastırmak için bir pazar günü 06.45 treniyle Çatalağzı’ndan Zonguldak’a gelir. Nazım Baysal’ın dükkanının kapısına dayanır. Nazım Baysal da dükkanın kapısını açmaktadır.<br />
Bu kentin bilinen en eski fotoğrafçısı olan Nazım Baysal’la böyle tanışır, Cevdet Turan.<br />
Yıl, 1943’tür.<br />
1950 yılına kadar amatör fotoğrafçı olarak Nazım Baysal ile çalışır.<br />
O yıllarda amatör fotoğraf çekenler, fotoğrafların basılmasını fotoğraf stüdyolarında yaptırırlardı.<br />
Cevdet Turan ile Nazım Baysal’ın bu karşılaşmalarının ilginç bir yanı da, örgütsel anlamda Nazım Bey’in; fotoğrafçıların ilk, Cevdet Bey’in ise son“Başkanı” olmalarıdır.<br />
Nazım Bey, 1933 yılında Zonguldak Fotoğrafçılar ve Elektrikçiler Cemiyeti Başkanıdır.<br />
Cevdet Bey ise, üye sayısının yeter sayının altına düşmesi nedeniyle 2006 yılında kapanan Zonguldak Fotoğrafçılar Esnaf Odası’nın son Başkanıdır.<br />
* * * *<br />
Cevdet Turan, 1950 yılında Kütahya’ya askere gider. Askerliğinde fotoğrafçılık mesleğinin inceliklerini Amerikalılardan öğrenir; rotüş, film banyo teknikleri, renkli fotoğraf çekimleri gibi.. Daha sonra Afyon’daki “Fotoğraf ve Film Merkezi”nde eğitime devam eder. Amerikalıların bütün illerin uçaktan çektikleri filmlerin banyo ve tab işlerinde çalışır. Aynı işe Eskişehir’de de devam eder.<br />
Kendi deyişiyle “stüdyo fotoğrafçılığı”nı askerde Amerikalılardan öğrenir.<br />
1952’de terhis olur. Akçakoca’ya döner, evlenir ve orada ilk dükkanını açar. Burada 1956 yılına kadar oyalanır, ama para kazanamaz.<br />
Bunun üzerine Akçakoca’ya tatil için gelen bir arkadaşının önerisiyle Zonguldak’a geri döner.<br />
Soğuksu’da, şimdiki “Foto Elit” yanındaki İhsan Boran Apartmanı’nın ikinci katında “Foto Turan”ı açar.<br />
Burayı hem ev, hem işyeri olarak kullanır.<br />
O zaman Zonguldak’ta Nazım Baysal, Foto Hayri ve ismini hatırlamadığı bir işyeri olmak üzere üç stüdyo vardır. Seyyar fotoğrafçı olarak da Ziya Bey’i hatırlar.<br />
O geldiğinde Karabüklü “Foto Bingör” İstanbul’a taşınmıştır.<br />
Kısa bir süre sonra Nazım Baysal da işyerini Amerika’da fotoğrafçılık tahsil eden oğluna bırakıp İstanbul’a gider.<br />
Nazım Bey’in oğlu Kemal Baysal’ın Amerika’da okurken sokakta geçen bir olayla ilgili olarak anında çektiği fotoğrafla ödül kazandığını, daha sonra da Foto Baysal’ı, Hüseyin Tilki isimli birine bıraktıklarını hatırlar.<br />
Bir süre sonra işyerini, Gazipaşa Garanti Bankası’nın yanında, Tahsin Kitabevi’nin bitişiğindeki dükkana taşır.<br />
Uzun süre burada faaliyet gösterir.<br />
Bina, 1994 yılında Çetin Acar’a satılınca da bu söyleşiyi yaptığımız Vilayet binası karşısındaki Çelikel Apartmanı’ndaki dükkana taşınır.<br />
Ve “Foto Turan” burada kapanır.<br />
Dile kolay, tam 75 yıl fotoğrafçılık mesleğine emek verir.<br />
Bu arada, İstanbul’a dükkan açma, Zonguldak’ta sinema film dağıtımı gibi maceralar da yaşar.<br />
1935 yılındaki eski Zonguldak’la ilgli çok şey hatırlar.<br />
Gemilere kömürün sepetlerle yüklendiğini…<br />
Şimdikinin, onun gördüğü üçüncü Vilayet Konağı oluşunu…<br />
Aksaray İşhanı’nın olmadığını…<br />
Balık pazarının olduğu yer ve civarında EKİ lojmanlarının olduğunu…<br />
Soğuksu Lavuar Caddesi’ne kadar deniz olduğunu…<br />
Şimdiki Camlı Köşk’ün olduğu yerde deniz üzerine yapılmış tahta binada“Şehir Kulübü”nün olduğunu…<br />
PTT Taksi’nin olduğu yerde, buzhane ve küçük bir çocuk parkının olduğunu…<br />
Acılık’ta ahşap bir binada jandarma karakolu ve adliyenin olduğunu…<br />
Prenses Süreyya’nın Zonguldak’a gelişini…<br />
Eski ulusal bayramların coşkusunu…<br />
<br />
Ali Kaya-2020</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-fotografciligin-tarihinden-bir-portre</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 23:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/12/zonguldakta-fotografciligin-tarihinden-bir-portre.jpg" type="image/jpeg" length="98328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof.Dr. Şaban Teoman Duralı” isminin tünellere veriliş hikayesi!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/profdr-saban-teoman-durali-isminin-tunellere-verilis-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/profdr-saban-teoman-durali-isminin-tunellere-verilis-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostalji sayfasının editörü Yüksel Yıldırım, 6 Aralık 2021 tarihi Prof.Dr. Şaban Teoman Duralı’nın ölüm yıldönümünü kaleme aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksel Yıldırım'ın yazısı şu şekilde;</p>

<p>"6 Aralık 2021 tarihi Prof.Dr. Şaban Teoman Duralı’nın ölüm yıldönümü…</p>

<p>Prof.Dr. Şaban Teoman Duralı” isminin tünellere veriliş hikayesi…</p>

<p>Zonguldak doğumlu Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı’ya, 6 Nisan 2017 tarihinde dönemin Zonguldak BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer tarafından Fahri Doktora Payesi’ takdim edildi...</p>

<p>Yine; Prof.Dr. Şaban Teoman Duralı’nın ismi Zonguldak Mithatpaşa Tünellerine verildi ve 22 Ocak 2022 tarihinde tünellerin açılışı gerçekleşti…</p>

<p>PROF. DR. ŞABAN TEOMAN DURALI TÜNELLERİ:</p>

<p>1970 ortalarında Zonguldak Belediye Başkanı Hüseyin Öztek tarafından kentleşme planı gündeme geldi… Ulaşımıyla, alt yapısıyla, sanat ve kültür alanlarıyla, demografik yapısıyla, turizmiyle, huzur evleriyle, sporuyla v.b. aklınıza bir kent için ne geliyorsa Zonguldak-Kozlu-Kilimli-Çatalağzı Belediyelerinin bir araya gelerek oluşturduğu ‘Zonguldak Metropoliten Alan Planlaması’ adında bir yarışma düzenlendi. ODTÜ profesörlerinden Mimar Esat Trak'ın önderliğindeki proje yarışmayı kazandı ve uygulamaya konuldu.</p>

<p>Bu gelişmeler devam ederken o günlerde Belediye Başkanı Hüseyin Öztek şimdi ‘Mithatpaşa Tüneller’ diye anılan geçitlerden bahsederek, ‘Bu dağları deleceğiz, başka çaresi yok’ diye bir düşünce ortaya koydu.</p>

<p>Bu düşünce orada kalmadı, 1975 yılında Hüseyin Öztek döneminde Mithatpaşa Tüneli projesi plana dahil edildi...</p>

<p>Ancak çeşitli nedenlerden dolayı uzun yıllar duymazdan, görmezden gelinen bu proje, artık 2005 yılında ihtiyaçtan kaçınılmaz hale gelmişti.</p>

<p>Mithatpaşa Tünelleri, yeniden 2005-2006 yıllarında tartışılmaya başlandı. Son olarak çok sayıda derneğin bir araya gelmesiyle oluşturulan Zonguldak Platformu’nun gündemine alındı. Platform üyeleri, konuyu tartışarak, bu konuda bir imza kampanyası başlatılmasına karar verdiler. 2009 yılında başlatılan imza kampanyasına yaklaşık 35 bin vatandaş imza attı. İmzalar daha sonra Platform üyeleri tarafından Ulaştırma Bakanlığı’na ulaştırıldı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, kampanya sonrası Zonguldak’a yaptığı ilk ziyarette, “Mithatpaşa Tünelleri için atılan 35 bin imzayı görmezden gelemeyiz” diyerek, destek vereceğini belirtti.</p>

<p>O günden sonra proje etüt ve ihale süreci başlamış oldu.</p>

<p>Mithatpaşa Tünelleri’nin tartışılmaya başlanmasıyla birlikte çok sayıda gazeteci, bu tünellerin önemini sayfalarına ve köşelerine taşıyarak sahiplendi. İktidar temsilcilerinden, muhalefet temsilcilerine toplumun her kesiminden gelen talepler sonunda Zonguldak’ın hayalinde olan tünelin gerçekleşmesi için önemli bir adım atıldı.</p>

<p>2 Ağıstos 2013 tarihinde dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tünelin temelini attı. Proje kapsamında; Mithatpaşa T-0, T-1, T-2 tünelleri, Aslan Kayası Tüneli, Kilimli sahil yolu, Zonguldak ve Uzunkum köprülü kavşağının yapımına başlandı. Toplam 5 bin 10 metre uzunluğundaki tüneller ve diğer çalışmalar, ödenek yetersizliği nedeniyle 2018'in Temmuz ayında durdu.</p>

<p>Karayolları 15'inci Bölge Müdürlüğü'nün projeyi 'yapımı öncelikli birinci proje' kapsamına almasıyla 9 Ocak 2019'da çalışmalara tekrar başlandı.</p>

<p>Karayolları 15’inci Bölge Müdürlüğü’nde yapılan proje değişikliği ilavesi ihalesinde, İkincimakas Kavşağı ile Kapuz-Uzunkum arasında yapılacak iki ayrı güzergah için 4 ayrı yeni tünel projelendi. Toplam 1600 metre olan tüneller. Bağlık’ta bulunan Zonguldak Belediyesi Asfalt Şantiyesi’nden çıkarak 260 metrelik ilave tünellerle Kapuz-Uzunkum üzerinden Kilimli sahil yoluna bağlandı. Yapılan ilk projede tek güzergah üzerinde birbirine ilave tünel yapılması kararlaştırılmıştı. Ankara güzergahından gelen duble yol hattı nedeniyle proje tadilatı yapılarak güzergah sayısının ikiye çıkartılması kararlaştırılmıştı. Yapılan proje tadilatı nedeniyle ihale süreci bir yıl daha uzadı.</p>

<p>Uzun yıllar kentin ana arteli Gazipaşa Caddesi’nde trafik problemleri kaosa dönüşmeye devam ederken, kent trafiğini de önemli ölçüde rahatlatması planlanan tünel ve yolların yapımı bu kaos içersinde nihayet tamamlandı…</p>

<p>Dönemin belediye başkanı Hüseyin Öztek’in 1975 yılında plana dahil ettiği projeye 38 yıl sonra ilk kazma vurulmuş ve tam 46 yıl sonra tamamlanmış oldu. Kamuoyunda “46 yıllık hayal gerçek oldu” manşetleri ile haber oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zonguldak Mithatpaşa Tünelleri ve kavşaklar, artık araç geçişine hazırlandı. Kentte tünele verilecek ismin Hüseyin Öztek olması konuşulurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni bir isim gündeme getirildi. Kısa bir süre önce vefat eden Prof.Dr. Teoman Duralı ismini işaret etti. Tamamlanan tünel ve bağlantı yollarına Prof.Dr. Teoman Duralı ismi verildi. Birinci tünel girişine tabelası takıldı.</p>

<p>TEOMAN DURALİ KİMDİR?</p>

<p>(d. 7 Şubat 1947, Zonguldak - ö. 6 Aralık 2021)</p>

<p>1947 tarihinde Zonguldak Kozlu’da doğdu. Felsefe, Antropoloji ve Biyoloji alanlarında yüksek öğrenimini yapan Duralı 'Çağdaş Düşüncede Canlı Sorunu' çalışmasıyla 1977'de doktor, 1982'de doçent oldu. 1977'den 2015'e kadar İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde Öğretim üyesi, 2009- 2016 arasında Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi dekanı olarak görev yaptı. 2017 yılından sonra İbn Haldun Üniversitesi akademik kadrosunda yer alan Duralı, bilim felsefesi, felsefe tarihi ve biyoloji felsefesi alanlarında birçok çalışma yaptı. 1977 yılında doktorasını tamamlayan, 1978 yılında NATO bursu ile Paris’te biyoteknoloji seminerlerine katılan Duralı, 1985’te ABD Penn State University’de tamamladığı “Kant’ın A Priori Bilgi İstidâtı” adlı çalışmasının ardından 1988’de mezun olduğu bölümde Profesör unvanı aldı. Duralı, İngilizce, Fransızca, Almanca, Latince, Yunanca, İtalyanca, Felemenkçe, İspanyolca, Rusça, Malayca biliyordu. 74 yaşında vefat etti."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>NOSTALJİ</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/profdr-saban-teoman-durali-isminin-tunellere-verilis-hikayesi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Dec 2023 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/12/teoman-durali.jpg" type="image/jpeg" length="25793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnağzı İlkokulu’nun gizli tarihi]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/inagzi-ilkokulunun-gizli-tarihi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/inagzi-ilkokulunun-gizli-tarihi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostalji Etitörü Yüksel Yıldırım 2021 yılında yıkılan İnağzı İlkokulu’nun gizli tarihini yazdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2021 senesinin Aralık ayında İnağzı İlkokul binası yıkıldı oysa asıl yıkılan okulun içinde gizlenmiş tarihi miras elektrik santraliydi...</p>

<p>Tarihi bina son dönemlerde öncesinde İnağzı İlkokulu ve sineması, sonrasında ise Kilimli Anadolu Lisesi olarak kullanılmıştı.<br />
………….</p>

<p>1900 yıllarının başında Fransızlar tarafından İnağzı’na elektrik santrali inşa edilmiştir. Santral 1938 yılında E.K.İ adına Erzincanlı Kürt Ali bey tarafından satın alınarak 1945 yılına kadar aynı amaçla işletildi. E.K.İ kurumu daha sonra elektrik santralını kaldırarak aynı yapıyı at ahırı olarak kullanmaya başladı.</p>

<p>.K’dan 49 yıllığına kiralandı...<br />
Sonrasında, İnağzı semtinde kurulan müteşebbis heyeti at ahırı olarak kullanılan binayı, okul binasına dönüştürmek ve semte bir ilkokul amacıyla TTK. kurumundan 49 yıllığına kiralamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ek bina...</strong></p>

<p>Müteşebbis heyeti aynı yıl binada tadilat yaparak eğitim öğretim yılının II. yarısında İnağzı İlkokulu'nu diğer semt okullarına giden öğrencilerini toplayarak eğitim öğretime açtı. Sonrasında, Milli Eğitim Müdürlüğü okul binasının yanına 2 katlı ek bina inşa ettirdi. Okul idaresi okul koruma derneği, muhtar ve öğretmenlerimizin gayretleri ile birçok değişiklikler yapıldı.</p>

<p>Okulun TTK. kurumundan tapusu alınarak özel idareye devredildi.</p>

<p>İki katlı olan okul binasına bir kat daha atılarak milli eğitim müdürlüğünün yaptırdığı ek bina ile birleştirildi. Kalorifer tesisatı döşettirilmiş okul binasının dışında bulunan tuvaletler bina içine alındı. Anasınıfı yapılarak hizmete açıldı, eğitim öğretim yılı başında ilköğretim okuluna dönüştürüldü. Aynı yıl okul bahçesi duvar ile çevrilerek bahçe içine Atatürk büstü yaptırıldı.</p>

<p>Okul yeni binasına taşındıktan sonra, 2021 yılının Aralık ayında içinde bir endüstriyel miras barındıran elektrik santrali, etrafına ilave yapılmış beton ve duvarlar ile birlikte yıkılıp silinmiştir.</p>

<p><strong>ALİ FIRAT (Kürt Ali Bey)</strong></p>

<p>Zonguldak'ın en eski kömür işletmecisi, tanınmış ve nüfuslu iş adamı...</p>

<p>Abisi Ferhat Çavuş'la birlikt (1901) geldikleri Zonguldak'a maden ocaklarında maden işçisi olarak işe başladı, daha ilerleyen zamanda madenlerin lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendi işyerini kurmayı başardı. 1930 yılında yabancı sermayeli işletmeler Zonguldak'ı terk edince, Kilimli ve İnağzı'ndaki batmış ocakları eski sahiplerinden satın aldı. Bu ocaklarda çalıştırmak için yüzlerce insana istihdam olurken, Avusturya Eskayif şirketiyle anlaşarak İnağzı Lavuar'ını ve Elektrik santralini inşa etti. Bölgeye işçi pavyonları ve memur evleri yaptırdı. Santral ve lavuar bölgelerine dekovil hattı döşedi, Gemiler için sahile yükleme rampaları yaptı. 6 sene işletmeciliğini yaptığı Kilimli-İnağzı-Bağlık maden tesisleri ve şirketleri devletleştirilince zor günler yaşadı. Kozlu ve Kilimli maden direk ihtiyacı ihalesini aldı, 63 bölgedeki ekmek fırınlarının inşaatları yaptı. Bir dönem Kozlu İhsaniye kömür ocaklarını çalıştırdı. İşlerinin bozulmasından dolayı küçülmek zorunda kaldı... Zonguldak kent tarihinin bir dönemine adını yazdırdı.</p>

<p><img height="540" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/12/407420472-10160970180247410-6478441093974906874-n.jpg" width="720" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/inagzi-ilkokulunun-gizli-tarihi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Dec 2023 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/12/yikilan-okulun-gizli-tarihi.jpg" type="image/jpeg" length="77921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Joseph Meyer`in haritası ve Zonguldak!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/joseph-meyerin-haritasi-ve-zonguldak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/joseph-meyerin-haritasi-ve-zonguldak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Tarih sayfasının editörü Hayati Yılmaz, Joseph Meyer`in 1852 yılında yayınlanan haritasına göre Zonguldak'ın isminin 'Sandaraca' olduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayati Yılmaz'ın yazısı şu şekilde;</p>

<p>"1852 yılı, haritanın yayınlanma tarihidir. Fakat harita üzerinde gösterilen isimler, genelde M. Ö`ye ait isimlerden oluşuyor. .Çoğu coğrafyacı bu haritaları hazırlarken kendinden önce yayınlanan haritaları geliştirmesinden ibaret. Bizzat bölgeye gelenler de var fakat genelde yer isimlerini zamanın Türkçe adları ile değil; M.Ö coğrafya kitaplarından alıntılayarak haritalarında yer veriyorlar.</p>

<p>Bu yüzden haritada ,Zonguldak “Sandaraca” olarak yazılmış.</p>

<p>Ereğli;Heraklia,</p>

<p>Köseağzı ; Metroon</p>

<p>Alaplı :Cales</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gülüç Imağı : Lycus F. (Flus)</p>

<p>Kilimli;Crenides</p>

<p>Çatalağzı ;Psylla</p>

<p>Filyos;Tion</p>

<p>Filyos Irmağı Billaens F. (flus)</p>

<p>Bartın Çayı; Parthenius. F. (Flus .akarsu)</p>

<p>Amasra; Amatris olarak gösteriliyor.</p>

<p>Haritada Bartın Paflagonya Bölgesi`nde yer alırken,Zonguldak Bithynia Bölgesinde gösteriliyor.</p>

<p>Yani; harita 1851 yılında çizilmesine ramen milattan öncesindeki yer isimleri ile çizilmiş .</p>

<p>Alman Joseph Meyer’in bölgeye hiç gelmediğini düşünüyorum. Bu tip haritacılar bence çizim yaparken aynı zamanda misyoner yönlerini de gösteriyor. Osmanlı Devleti’nde ciddi anlamda Piri Reis’ten başka haritacılık yapan kimse yok. Onu da idam etmişiz.. Hal böyle olunca bu alanda onlar üstün çıkmış.</p>

<p>Bu Avrupalı haritacılar bir harita çizdiklerinde , ömürleri boyunca rahat bir hayat yaşıyorlardı."</p>

<p><img height="888" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/406348148-3275678139401192-9022577601349058008-n.jpg" width="1518" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>NOSTALJİ</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/joseph-meyerin-haritasi-ve-zonguldak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Nov 2023 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/josey-mayes.jpg" type="image/jpeg" length="34195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni limanda ilk deniz kazası]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/yeni-limanda-ilk-deniz-kazasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/yeni-limanda-ilk-deniz-kazasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostalji editörlerinden Yüksel Yıldırım, 1957 yılında Zonguldak Limanı'nda meydana gelen gemi kazasını kaleme aldı. İşte o yazı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak yeni liman inşaatı 1957 yılında bitirildikten sonra, kuzey ve güney mendirekleri sık-sık fırtına yaşanan Karadeniz’in azgın dalgalarına karşı iyi bir korunak oldu. Geçmişte yaşanılan liman içi deniz felaketleri bitti, ancak 1959 yılında yaşanan liman ağzındaki ilk deniz kazası kılavuz kaptanlara da iyi bir ders oldu. Fırtınalı havalarda limana giriş yapan gemiler, liman ağzına yaklaştığında, geminin burnu kuzey mendireğinin kestiği akıntı alanına çekiliyor, kıç tarafı ise aynı akıntıdan dolayı geminin yalpalamasına sebep oluyordu Dümen hakimiyetini kaybeden gemi sürüklenip karaya oturabiliyordu. İlk deniz kazasından sonra bu gerçek bugün bile Zonguldak liman kaptanları tarafından dikkate alınmaktadır.</p>

<p>Zonguldak’a kuru yük için gelen “İNAL” gemisi Fırtınalı bir günde (Şubat 1959) kömür almak için geldiği Zonguldak limanına giriş yaparken akıntıyla sürüklenmiş ve güney mendireğinin olduğu (Şimdiki Uzun Mehmet Camii Karakum mevkii) alana çarparak 19 derecelik bir açıyla karaya oturmuştu. Omurgasından ağır hasar alan geminin yüzdürülmesinden ümit kesilmiş ve ileriki yıllarda parçalanarak sökülmüştü. Bugün için aynı akıntıya maruz kalan gemiler, İnal batığından alınan dersle kılavuz eşliğinde dikkatle manevra yaptırılarak limana girmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1514" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/08/zonguldaknostaljiliman.jpg" width="1020" /></p>

<p></p>

<p><strong>Yüksel Yıldırım-2016</strong></p>

<p><strong>Zonguldak Nostalji</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/yeni-limanda-ilk-deniz-kazasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Nov 2023 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/08/limankazanostalji.jpg" type="image/jpeg" length="73379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak'ta Perili evde kalan ünlü siyasetçiler!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-perili-evde-kalan-unlu-siyasetciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-perili-evde-kalan-unlu-siyasetciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta 'Perili Köşk' diye adlandırılan ev Türkiye'nin pek çok Ünlü siyasetçisini ağırladı. İşte o siyasetçiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak'ta Fener Mahallesinde bulunan, Türkiye Taşkömürü Kurumu'na ait olan ve halk tarafından 'Perili Köşk' olarak adlandırılan misafirhane, İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes gibi Ünlü Türk siyasetçilerini ağırladı.</p>

<p>Zonguldak Nostalji sayfasının Editörü Yüksel Yıldırım ise Perili ev hakkında bilgiler verdi. Yüksel'in yazısı şu şekilde; “Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Pire berber iken, deve tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, tıngır elek, tıngır felek” diyerek büyüklerimizden dinlediğimiz masallarımızın giriş tekerlemesiyle söze başlamak istiyorum…<br />
<br />
Bizim çocukluğumuzda masallar ve efsaneler hayatımızın bir parçasıydı. Hayal dünyamızı süsler, bizi uzak diyarlara götürürdü. Ninelerimizden, dedelerimizden dinlediğimiz tadına doyamadığımız o güzel masallar… Bir de masal kahramanlarımız vardı, krallar, kraliçeler, prensler ve prensesler... Beyaz atlı prenslerin, prensesini aradığı macera dolu hikayeler. Perili köşklerde, şatolarda, saraylarda verilen balolar ve mutlu sonla biten masallar, mutlu prensesler…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>60’lı ve 70’li yıllar, büyüklerden masal dinlediğimiz, sokakların tadını çıkardığımız güzel yıllardı. Çocukluğumuzun geçtiği Fener Mahallesi oyun bahçemizdi. Evimizden, Deniz Fenerine kadar olan alan EKI’nin resmi binalarının ve lojmanlarının bulunduğu bölgeydi. Çınar ağaçlarının arasında bulunan binaların etrafı çeşit-çeşit çiçeklerle çevrelenmiş çimenlik alanlara sahipti. “Çimlere basmayın” uyarılarına rağmen, bahçelerde oyunlar oynar, çimlerde yuvarlanırdık…</p>

<p><img height="517" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/405089392-920849512846497-1197611733384769388-n.jpg" style="width: 383px; height: 358px;" width="552" /><br />
<br />
Fener Mahallesinde, Zonguldakspor Kulübü ile Deniz Kulübü arasındaki yol üzerinde etrafı parmaklıklarla çevrili kapısında güvenlik görevlilerinin bulunduğu, bahçesinde bahçıvanların ve etrafında sessizliğin ve sükunetin olduğu bir bina vardı. Çocukken parmaklıklar arasından seyretmek haricinde yanına bile yaklaşamadığımız, masallarda dinlediğimiz saraylara benzeyen bir ev… Etrafını saran dev çınar ağaçları, büyük gösterişli kapısı, kalın duvarları, panjurlu pencereleri, duvarlara takılı gösterişli aplikleri olan saray gibi bir ev. Çocuk aklımla masallardaki prenses bu evde yaşıyor olmalı diye düşünmüştüm, yoksa burası perili ev miydi!!!...</p>

<p><img height="225" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/adnan-mederes-zonguldak.jpg" width="225" /><br />
<br />
Yıllar geçti, büyüdük, bizler de değiştik ama yaşadığımız yer değişmedi. Fener mahallesindeki binalar değişti, çiçekli bahçeleri pek kalmasa da binaları çiçekli bahçeleriyle hayal edip öyle görür olduk… Krallar ve prensesler artık masallarda kaldı, birde hayallerimizde... Perili ev aynı kalmayı başaran beklide birkaç binadan birisi olarak günümüze taşındı, çocukken giremediğimiz bahçesi ve evi aynı yerinde kalmayı başarmış, hem de tek bir çivi bile çakılmadan… Üstelik hayal değil gerçekmiş meğer, masallar prensesinin orda yaşadığını düşündüğüm saray, Kralların ve prenseslerin uğrak yeriymiş. Üç kral, bir prenses, Türkiye-Avrupa güzellik kraliçesinin yanında sinema film çekimleri, sinema sanatçısı, yüzlerce yerli-yabancı devlet görevlisi, bilim adamı ağırlanmış.</p>

<p><img height="196" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/celal-bayar-zonguldak-z-haber.jpg" width="257" /><br />
<br />
Hep merak ederdim, nasıl bir ev diye, odaları, balkonu, verandası, eşyası ve manzarasını… Eminim benim gibi bir çok Zonguldak insanı da merak etmiştir. Çocukken çitten atlayıp giremediğimiz bahçesine, kapısından girmeyi başardık… Biraz resmi, biraz hatır-gönül sayesinde izni kopardık, zor oldu diyemem, konuk evinden sorumlu başkanın, izin için göstermiş olduğu seçici titizlik çok önemli, bu hassasiyet beni memnun etti, bu kültür mirası başka türlü korunamazdı. İlk kez göreceğiniz belgesel tadında hazırlamaya çalıştığım konuk evinin tanıtımı ve tarihi sanırım bana nasip oldu... Dilerim, iç ve diş mekan fotoğraflarıyla sunumu yapılan bu makale ile merakınızı gidermiş olurum…<br />
<br />
<strong>A-TİPİ DEVLET KONUK EVİ…</strong><br />
<br />
Yapıldığı tarihe ve kuruluşuna ait herhangi arşiv, yazılı belge bulunmayan konuk evinin geçmiş hikayesini eldeki fotoğraflardan ve sözlü olarak günümüze aksetmiş duyumlardan derlemeye çalıştık. O günün canlı şahidi, şimdi aramızda olmayan konuttan sorumlu şef, merhum “Mehmet Teke”nin sözlü bıraktığı bilgilerin kulaktan-kulağa taşınması ile bazı bilgilere ulaşabildik. 1908 yılında kuzey burnuna inşa edilen Deniz Fenerinden sonra, bölgenin adresi Fener Mahallesi olarak kullanıma başlamıştır. Havzanın kuruluş aşamalarında Fener Mahallesinin lojman ve sosyal hizmet tesislerinin bulunduğu alan olarak değerlendirilmesi planlanmış, 1938 yılında projelendirilerek 1944 yılına kadar, A Tipi Lojman, B Tipi Lojman, Deniz Kulübü ve sosyal tesisler merkezi olarak düzenlenmiştir. 1942 yılında havzanın Müessese Müdürü olan İhsan Soyak tarafından tamamlanan inşaatlar kurum personeli yöneticilerinin lojmanı olarak kullanılmıştır. A Tipi Lojmanın ilk ev sahipliğini İhsan Soyak ve ailesi yapmıştır. Ancak üç ay kullanmışlardır. Hem köşkün büyüklüğü, hem de büyüyen Zonguldak ekonomisi ve sanayisi, üst düzey iç ve dış devlet adamlarının yaptığı gezi programlarında, Zonguldak’ın ziyarette öncelikli yer listesine alınmış olması, ilk zamanlar havzanın konuk evi olan Yayla Konağının yetersizliği de göz önüne alınarak, A Tipi ve B Tipi lojmanlar üst düzey devlet adamlarının konaklama ihtiyacına tahsis edilmiştir... Daha sonraki yıllarda da bazı genel müdürler kısa süreli lojman olarak kullanmıştır.</p>

<p><img height="250" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/gunseli-basar-zonguldak.jpg" width="201" /><br />
<br />
Kral dairesinden ayrı 10 yatak kapasitesine sahip A Tipi Konuk Evi gelen üst düzey misafirlere, B Tipi konuk evi ise daha çok bekar veya tek başına gelen üst düzey konuklara tahsis edilmiştir. 2000 yılına kadar yerleşik personel kadrosu ile hizmet veren ATipi Konuk Evi, gerileyen Zonguldak ekonomisi, gelen üst düzey ziyaretçi sayısındaki azalma ve alınan tasarruf tedbirler gibi nedenlerden dolayı işlevselliğini kaybetmiş, yerleşik personelin Yayla Konağına çekilmesine sebep olmuştur. Gelecek ziyaretçi durumlarında ve bayram vb. gibi özel günlerde geçici sevk edilen personelle işletilmeye devam etmektedir. En son 2016 yılı başlarında yapılan onarım çalışmaları dahil, geçmiş süreçte bakım ve restoresi düzenli yapılması ile orijinal halini korumaktadır. Mobilyalar, ahşap aksamlar, avizeler ve değerli eşyalar koruma altında olup, çevresindeki tarihi çınar ağaçları da tescilli olarak korunmaktadır. Konakta misafir edilen üst düzey yerli ve yabancı ziyaretçilerin listesi çok kabarık, hepsini listelemek ayrı bir araştırma konusu olabilir. Hizmete girdiği 1940 yılından bu yana düzenli bir konuk defteri tutulmamış, 1981 yılından sonra kısmi olarak bir defter tutulmuştur. Bu defterden bazı alıntıları ve Zonguldak tarihine damgasını vurmuş konukları ve etkinlikleri saymak gerekirse…<br />
<br />
-- İlk Başbakan, ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü<br />
-- Türkiye ve Avrupa güzeli Günseli Başar<br />
-- Irak Kralı II.Faysal<br />
-- İran Şah-ı Rıza Pehlevi ve eşi Prenses Süreyya<br />
-- Afganistan Kralı Majeste Muhammet Zahir Şah<br />
-- Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar<br />
-- Başbakan Adnan Menderes<br />
-- “Şehirdeki Yabancı” sinema filmi sanatçıları ve film seti<br />
-- “Kadın Asla Unutmaz” sinema filmi sanatçıları ve film seti<br />
-- KKTC. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş<br />
-- Kenan Evren – Nurettin Ersin – Tahsin Şahinkaya – Nejat Tümer<br />
-- Bülent Ulusu<br />
-- 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal<br />
-- Enerji Bakanı Fahir İlkel<br />
-- Vali Galip Demirel<br />
-- Devlet Bakanı Cemil Çiçek<br />
-- Rusya Enerji Bakanı (Kömür) Schdow<br />
-- Milli Savunma Bakanı Barlas Doğu<br />
-- Başbakan Yıldırım Akbulut<br />
-- Sağlık ve Devlet Bakanı Yıldırım Aktuna<br />
-- “Kelebeğin Rüyası” film seti<br />
Kuruma ait ayrıca; Ankara, Yayla Konağı, Amasra, Üzülmez, Kozlu ve Armutçuk konuk evleri Zonguldak konuk severliğini devam ettiriyor, A Tipi Konuk Evi de yaklaşık 80 yıldır kültür mirası olarak gelen misafirlerini ağırlamak, rahat ettirmek için hazır şekilde beklemeyi sürdürüyor. Dileriz Zonguldak eski günlerdeki hareketliliğine kavuşur ve gelecekte anlatılacak yeni hikayelere vesile olur.<br />
<br />
<strong>MİSAFİR KRALLARIN SARAYI VE MASAL PRENSESİNİN YATAK ODASI…</strong><br />
<br />
Misafirhaneye ana protokol kapısından girince sizi, bitirildiği yıla ait dış cephe manzaralı bir fotoğraf karşılıyor. Kısa hol geçilince ikinci kapıdan giriş camekanlı geniş alanda eskiye ait ahşap kaplama atmaları olan, sütunlu, tavanda kristal taşlı devasa avizelerin bulunduğu geniş bir salona bakıyor. Bu salon sağlı sollu yan cepheye açılan geniş kapıların olduğu iki geniş salonla bağlantılı “T” mimarisi bir alanı kapsıyor. Bu kapılar yarı kapalı verandaya, veranda da bahçedeki kalın çınar ağaçlarının olduğu Fener Mahallesi ve Kapuz manzaralı seyir alanına bağlanıyor...<br />
<br />
Salonda Atatürk köşesi, 1869 yapımı bir piyano, gümüş şamdanlar, eski mobilya dolaplar, masa, koltuk, sehpalar, kristal ve porselen cam eşyaların sergilendiği büfe bulunmakta. Mutfak ve servis kapısı köşkün kuzey cephesinde, yemekhane ve çamaşırhane ise bodrum katında bulunuyor. Yine Ana kapıdan girişte salona açılan kapının sağlı, sollu yan duvarlarında; soldaki yatakhanelere giden koridorun yan duvarında, 1955 yılında konutta ağırlanan Irak Kralı II.Faysal’ın Cumhurbaşkanı Celal Bayar’la konuttan çıkarken çekilmiş fotoğrafı… Sağdaki yatakhanelere giden koridorun, aynı zamanda kral dairesinin olduğu bölümün yan duvarı oluyor 1956 yılında konutta ağırlanan İran Şah-ı Rıza Pehlevi ve eşi Prenses Süreyya’nın Cumhurbaşkanı Celal Bayar’la ön bahçedeki seyir alanında dinlenirken çekilmiş fotoğrafları asılı. Girişte sağ bölümde kral dairesinin bulunduğu bölüm, yarı dublex ara bölmeden geçen holden sonra dinlenme odası, banyo ve yatak odasının olduğu bölümdür. Ceviz ağacından yapılmış mobilya dolapları 75 sene öncesinin otantik havasını aynen günümüze taşımıştır.<br />
<br />
Yatak odası tarihsel süreçte hiçbir değişikliğe uğramadan Prenses Süreyya’nın bir gece misafir olduğu haliyle karşınıza çıkıyor… Tarihe yön vermiş insanların bu odada kaldığını bilmek odaya girdiğinizde ister istemez insanı duygusallaştırıyor, vücudunuzu ateşten bir gömlek kaplıyor, tarih kokan atmosferi ciğerlerinize çekerken o günler siyah beyaz sessiz film şeridi gibi gözünüzün önünden akıp gidiyor…</p>

<p><img height="720" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/turgu-ozal-zonguldak.jpg" style="width: 965px; height: 543px;" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>NOSTALJİ</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-perili-evde-kalan-unlu-siyasetciler</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Nov 2023 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/perli-ev-siyasetci.jpg" type="image/jpeg" length="75374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Var mı bahse giren Zonguldakspor şampiyon olacak"]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/var-mi-bahse-giren-zonguldakspor-sampiyon-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/var-mi-bahse-giren-zonguldakspor-sampiyon-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostsalji Editörü Yüksel Yıldırım 1981 tarihli Zonguldakspor ile ilgili bir gazete küpürünü paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldakspor'un enteresan bir başkanı var: Müteahhit Ertuğrul Emral "Suudi ve Libya'da kazandığımı Zonguldakspor'un emrine vereceğim" diyor.<br />
Soruyorum liderlik pirimini. "500.000TL" derken gülüyor "adam başına mı? diye bir daha gülüyor. ""Yok canım bütün takıma" ve ilave ediyor. "Şampiyon olsunlar bütün futbolcuları eşleriyle dünya kupasına İspanya'ya götüreceğim."<br />
.....<br />
1981 tarihli gazete kupürü...<br />
Zonguldak&nbsp;Nostalji</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ, SPOR</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/var-mi-bahse-giren-zonguldakspor-sampiyon-olacak</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Nov 2023 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/zonguldak-sampiyon-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="26584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu da Fevkani Köprü hatırası!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/bu-da-fevkani-kopru-hatirasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/bu-da-fevkani-kopru-hatirasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Ekim 2023 günü yıkılmaya başlayan Fevkani Köprüsü'nün parçaları hatıra olarak saklanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>14 Ekim 2023 günü yıkılmaya başlayan Fevkani Köprü hatıraları vatandaşlar tarafından ileride sergilenmek üzere saklanmaya başlandı… Evlerde, iş yerlerinde, camekanlarda ve müzedeki stantlarındaki yerini aldı. Köprü tamamen ortadan kaldırılınca değerinin daha iyi anlaşılacağını belirten vatandaşlar, molozlar arasından ayırdıkları beton ve demir parçalarını saklıyorlar. Yıllar geçince değerinin daha iyi anlaşılacağını söyleyen meraklılar, o zaman gelince resmi kurumlarda ve müzede sergilenmek üzere bağış yapabileceklerini bildiriyorlar…<br />
<br />
Fevkani Köprü:<br />
1952 yılında Alman MAİG firmasının projesi ile kömür planlamasına uygun ilk imar planı 1953 yılında Mimar Asım Kömürcüoğlu tarafından hazırlandı ve bu karşılıklı planlamanın bir ürünü olarak 5 ayaklı Fevkani Köprüsü’nün yapılması için düğmeye basıldı. 1953 yer teslimi, 18 ay süre, 25 Kasım 1955 bitim tarihi hedeflendi. Ulaştırma sorunlarının çözümü amacıyla, Zonguldak deresinin ıslahından sonra, kesintisiz şehir trafiğini ve kesintisiz kömür naklini sağlamak üzere şehrin iki yakasını birbirine bağlayan köprü hayata geçirildi. 1956 yılında kullanılmaya başlandı, 1957 yılında liman tesisleriyle birlikte açılışı yapılmıştı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/bu-da-fevkani-kopru-hatirasi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Nov 2023 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/fevkani-hatirasi.jpg" type="image/jpeg" length="89485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rus savaş gemileri Zonguldak kıyılarını bombaladı!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/rus-savas-gemileri-zonguldak-kiyilarini-bombaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/rus-savas-gemileri-zonguldak-kiyilarini-bombaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ 2 Kasım 1914'te Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etti. Bu tarihle birlikte Zonguldak kıyıları Rus savaş gemileri tarafından bombalanmış ve kıyılarımız hedef olarak mücadele vermişti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Nostalji editörü Yüksel Yıldırım 1. Dünya Savaşı esnasında Zonguldak kıyılarının bombalandığı olayı anlattı. Yüksel Yıldırım paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ZONGULDAK'IN BOMBALANMASI</strong> ...</p>

<p>1912 yılında Balkan Savaşı patlayınca savaşta lazım olan kömürün havzadan çıkarılması ve İstanbul’a taşınması gerekli idi. Kilimli ve Kozlu demiryollarının havzada çıkarılan kömürün taşınmasına yetmemesi üzerine bu demiryollarını birer metre genişliğinde, vagonlarında demirden olarak 8 ton mamul alacak büyüklükte yaptırılması işine girişildi. Bu iki hat böylece inşa ve tamir edildi. Kilimli şimendifer hattı mevcut durumundan 3 metre kadar aşağıya düşürülerek İnağzı ocağına sahilden demiryolu ile bağlantı sağlanmıştır. Bu hatta 2 adet lokomotif ve 6 tonluk vagonlar çalışmaya başlamıştır. Kozlu şimendifer hattı ise 1,5 metre kadar yükseltilmiştir.</p>

<p>Rusya Osmanlıya savaş açınca bir Rus kruvazörü Zonguldak önlerine gelip şehri top ateşine tutmuştur. Dönemin Zonguldak Maden Müdürü Hüseyin Fehmi Bey halkın bombardımandan zarar görmemesi için Zonguldak demiryolunun özelliğinden yararlanarak dağların içindeki güvenli bölgelere “turuka” denilen maden direği vagonlarına insanları yüklemiş madenlerin içine sevk etmiştir. Bu usul savaş boyunca uygulanmış ve kimsenin kılına zarar gelmemiştir.</p>

<p>Ayrıca limandaki kömür taşıyan vagonları da emniyet altına almıştır. Bu işi büyük cesaretle bombardıman sürerken lokomotife binerek bizzat kendi organize etmiş vagonlar çekilerek istasyona getirilmiştir. Aynı durum kömür taşıyan mavnalar içinde geçerli idi. Biri dışında hiç biri zarar görmemiştir. Bütün bunlar olurken Zonguldak Kaymakamı bir Rus çıkartmasından korkarak polis komiseri ve jandarma komutanı ile beraber 6 saatlik mesafedeki Çaycuma’ya gitmişti. Bu şahıslar daha sonra divan-ı harbe verildiler. 21 Kasım 1914 tarihinde Hüseyin Fehmi İmer, Cemal Paşa tarafından Dördüncü rütbeden Nişan-i Osmanî ile ödüllendirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/rus-savas-gemileri-zonguldak-kiyilarini-bombaladi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/rus-savas-gemileri-zonguldaki-bombaladi.jpg" type="image/jpeg" length="87180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rauf Denktaş'ın Zonguldak ziyaretindeki özel anlam!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/rauf-denktasin-zonguldak-ziyaretindeki-ozel-anlam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/rauf-denktasin-zonguldak-ziyaretindeki-ozel-anlam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Türk Davası’nın kurucusu ve onursal lideri Rauf Denktaş’ın Zonguldak’ta madenciler ile buluştuğu günün özel bir anlamı var.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Nostalji Editörü Yüksel Yıldırım 1 Kasım 2006 tarihinde Zonguldak’a gelen Rauf Denktaş’ın ziyaretindeki özel anlamı açıkladı. Denktaş, yıllar önce aynı gün Rum polisi tarafından Kıbrıs’a gizlice girmek üzere iken tutuklanmıştı.</p>

<p>“1-2 Kasım 2006... Kıbrıs Türk Davası'nın Efsane Lideri, Kurucusu ve onursal Cumhurbaşkanı RAUF DENKTAŞ Zonguldak'ta ziyaretlerde bulundu...</p>

<p>Günün diğer bir önemi 1 Kasım 1967 günü Rum polisi tarafından Ada'ya gizlice girerken tutuklanmıştı. Zonguldak ziyaretinle aynı güne denk gelmesi bir başka anlam taşıdı...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rauf Denktaş Zonguldak'ta A Tipi misafirhanedeki bir gecelik ziyaretinden sonra Zonguldak GMİS salonunda konferans sonrası madencilere kuyu ağzında hitap etti...”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/rauf-denktasin-zonguldak-ziyaretindeki-ozel-anlam</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Nov 2023 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/11/ziyaretin-ardindan-gizli-anlam.jpg" type="image/jpeg" length="70468"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak'ta değil, Dünya çapında bir eser!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-degil-dunya-capinda-bir-eser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-degil-dunya-capinda-bir-eser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostalji sayfasının editörü Yüksel Yıldırım, Zonguldak İşçi Anıtı'na dair bilinmeyenleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksel Yıldırım'ın yazısı şu şekilde;</p>

<p>"Anıt, Heykeltıraş Tankut Öktem tarafından Zonguldak İşçi Anıtı meydanı için 05.07.1986 tarihinde yapılmış olup 1465 kg ağırlığındadır ve malzemesi bronzdur . Heykeltıraş eserinde anıtın yapıldığı zaman diliminde yaşayan işçileri model olarak kullanmıştır.</p>

<p>Anıtta, bir maden ocağı kompozisyon biçiminde ele alınmıştır.</p>

<p>Kompozisyonda bir madencinin çalışma koşulları, madenden eve dönüşü ve ailesiyle buluşmasının yanı sıra, ülkenin çeşitli yerlerinden gelerek maden ocaklarında çalışmaya başlayan diğer madencileri temsil eden figürler betimlenmiş ve kompozisyon Mustafa Kemal Atatürk’ün kent hakkındaki özdeyişi ile tamamlanmıştır.</p>

<p>Anıt, kentin ana yollarının kesiştiği kavşaktaki (işçi meydanı) yüksekçe bir platform üzerine yaptırılmıştır. Anıtın ön yüzünde yer alan figür henüz maden ocağından yeni ayrılmakta olan bir madenciyi göstermektedir4. Madenci, üzerindeki iş kıyafeti, başındaki bareti, omuzuna yasladığı kazma ve elinde tuttuğu gaz lambası ile yürümektedir. Baretinde fener bulunmasına ve heykelin yapıldığı dönemde daha modern gereçler (el feneri vb.) kullanılıyor olmasına rağmen işçinin eline gaz lambası tutuşturulmuştur.</p>

<p><img height="986" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/397098179-907367870861328-7947470691726430735-n.jpg" width="765" /></p>

<p>Modern çağın madencilikteki öne çıkan sembolü işçi ve elindeki gaz lambasıdır. Gaz lambası madencinin olmazsa olmaz sembollerinden biridir. Bu sembollerden bir diğeri de kazmadır. Omuzda kazma ile ocaktan çıkılması aynı zamanda iş bittikten sonra bile madencinin taşımak zorunda olduğu iş yükünün sürekliliğini sembolize eder. Böylece bu figürdeki kazma aynı zamanda işçinin adeta omuzuna binmiş ağırlığı da betimler. Bu durum heykeltıraşın simgesel anlatımı göz önünde bulundurmasına neden olmuştur. Sanatçı klasik dönem anlatımcılığını postmodern dönemde ifade etmeye devam eder. Bu işçi figürü anıtın yüksekliğine denk bir boya sahiptir. Anıtın tünel girişinde başka bir işçi daha çıkışa doğru yürümektedir. Bu işçinin arkasında ise bir vagon ve vagonun çevresindeki işçiler betimlenmiştir. Anıtın ön cephesindeki derinlik algısı güçlüdür ve bu derinlik algısı tünel boyunca sağlanmıştır. Tünelin ağzı geniştir ve ilerledikçe tünel daralmaktadır. Ayrıca figürlerin görüntüleri derinlik arttıkça küçülür, böylece oluşturulan perspektif anıtın ön cephesinde güçlü bir gerçeklik algısı yaratmaktadır.</p>

<p>Anıtın batı cephesinde bir yazıt ve ailesiyle birlikte betimlenmiş işçi görülür.</p>

<p>Anıtın bu cephesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün 1931 yılında ifade ettiği ‘’Zonguldak’ın derin toprakları altındaki serveti madeniye ne kadar kıymetli ise, bizim nazarımızda Zonguldak’ta o kadar değerli bir vilayetimizdir.’’ cümlesi yer alır. Yazıtın altında Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası yer alır.</p>

<p>Anıtın batı cephesinin bir bölümünde işçinin ailesiyle buluşması işlenmiştir. İşçi, iş kıyafetleri içerisinde eşi ve çocuklarıyla birlikte betimlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eşi işçinin solunda, çocukları ise her iki yanında sıralanmışlardır. Aile portre anlayışında yapılmıştır. Madenci ile eşi kendilerinden emin, gururla karşıya bakmakta iken, çocuklar babalarına dönüktürler. Burada madencinin iş çıkışı ailesi ile ilk buluşmasına vurgu vardır. Bu nedenle çocukların yüzleri işçi babalarına yöneliktir. Figürler iyi giyimli ve bakımlı modern bir aileyi temsil eder ve yüzleri batıya dönüktür. Batıya yönelen aile portrelerindeki modern giyim ve kuşamlar tesadüfi olmayıp çağdaş dünyaya yönelimi ifade eder. İşçinin hemen sağ tarafında duran oğlu, okul kıyafetleri içerisinde elinde bir kitap tutmaktadır. Kitap, aydın bir aileye göndermede bulunur. Diğer tarafta duran kız ise örülü saçları ile temiz ve bakımlıdır. Elinde bir demet çiçek tutmaktadır. Böylece madenci babanın gelişi adeta törensel bir atmosfere büründürülmüştür. İşçi, ailesi için iyi yaşam koşulları sağlamıştır. Bu anlatım yönüyle sanatçının klasik anlayışta anlatımcı üslubu dikkat çeker. Figürler anatomik gerçekliğe sahiptir ancak, anlatım gerçekten ziyade temsili bir yüceltme içindeki temennileri barındırır.</p>

<p><img height="515" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/398045132-907367714194677-4118108550319647665-n.jpg" width="775" /></p>

<p>Anıtın arka yüzünde elindeki kırma makinesi ile dar bir alanda uzanarak çalışan madencinin koşulları betimlenmiştir. Etrafında oluşabilecek çökmeleri önlemek için ahşap direklerle desteklenmiş bu alanda realist bir şekilde betimlenen madenci çalışmaya odaklanmıştır. Ayağıyla ahşap direklerden destek alarak elindeki makine (martopikör) ile madenin duvarındaki kömürü çıkarmaktadır.</p>

<p>Ahşap direklerle desteklenmiş tünelin üstünde portre şeklinde ele alınmış altı işçi de görülür. Bu işçiler ülkenin dört bir yanından çalışmak için buraya gelen kişilerdir. Portreler kararlı, vakur ifadeleriyle dikkat çeker. Keskin yüz hatları ile adeta üzerlerindeki yükümlülüğün farkında olduklarını gösterircesine idealize edilmiş bu portreler antik çağ heykellerini anımsatmaktadırlar.</p>

<p>Anıt sahile uzanan caddenin başındaki 1 Mayıs Bayramı’nın kutlandığı alana yaptırılmıştır. Bu alan kentin merkezi noktasıdır. Anıtın batı tarafındaki köprülü kavşaktan anıta doğru uzanan yol 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda yürüyüş güzergahıdır. Anıt bu yönüyle Zonguldak için odak noktası oluşturur. Ancak anıtın bulunduğu meydanın iki yanında konumlandırılmış binalar adeta yapıtı kavşağa sıkıştırmakta ve böylece kamusal alandaki etkisini zayıflatmaktadır."</p>

<p><img height="540" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/396507908-907367684194680-7819431484008759939-n.jpg" width="771" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>NOSTALJİ</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-degil-dunya-capinda-bir-eser</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Oct 2023 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/nostalj.jpg" type="image/jpeg" length="47166"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Madenci deyince akla ilk gelen o fotoğrafın hikayesi!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/madenci-deyince-akla-ilk-gelen-o-fotografin-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/madenci-deyince-akla-ilk-gelen-o-fotografin-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak maden tarihinde hafızalarda yer bulmuş bazı klasik fotoğraflar vardır. Bu fotoğraflara bakıldığı anda görsel… Dalındığında ise duygusal bir bağ oluşur. Etrafındaki çerçeveyle sınırlı bu kare, aslında uzun bir hikayenin donmuş karesidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fotoğraf sanatçısı için anı yakalamak benzeri, haber peşinde koşan bir gazetecinin objektifinin yakaladığı portresidir.<br />
Yıl 2005, yer Karadon maden ocağı. Doğan Haber Ajansı Zonguldak büro şefi Mustafa Özdemir (şimdi Özgür Halkın Sesi Gazetesi) gelen bir maden kazası haberi üzerine diğer haber ekipleri gibi E.K.İ Karadon maden ocağı kuyu başına hareket ediyor. İçeride metan gazı zehirlenmesinden kaynaklanan biri çavuş altı işçinin bulunduğunu öğreniyorlar. Kurtarma ekiplerinin kuyuya indiğini öğrenip asansörün geri dönmesini endişeyle bekliyorlar. Asansörün sesiyle birlikte gözler kafesin içinden çıkacak tabloyu takip ediyor. Kafesten ilk çıkan, yüzü kömür karasına gözyaşı karışmış Yeniceli maden çavuşu “Fikri Akman” oluyor. Ambülansa doğru yönlendiğinde Gazeteci Mustafa Özdemir o anı makinenin deklanşörüne basarak ölümsüzleştiriyor. Fotoğraf karesinin arkasında yatan hikayesi de yürekleri burkuyor. Olayın gerçekleştiği ayakta, maden çavuşu Fikri Akman ve arkadaşları kömür kazırken işçilerden biri “kaçın gaz var, derhal terk edin” diye bağırarak arkadaşlarını uyarıyor. Çavuş ve işçiler hızla ayaktan koşarak kaçmaya çalışırken gaz etkisini süratle gösterip geride kalan beş maden işçisinin zehirlenip hayata veda etmesine, kaybettiği arkadaşlarının uyarısıyla hayatta kalmayı başaran Fikri çavuşunda trajik kurtulmasıyla son buluyor.<br />
<br />
Arkadaşlarının acısının yüze yansıyan portresi gibi, kirlenmiş yüzünü ıslatan gözyaşıyla, şaşkın ve çaresiz bir bakışa dönmüş o anın ifadesi her zaman duvarlarımızda asılı duracak…<br />
<br />
Zonguldak Nostalji-2018<br />
Fotoğraf: Mustafa Özdemir</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR SANAT, NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/madenci-deyince-akla-ilk-gelen-o-fotografin-hikayesi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Oct 2023 21:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/madenci-fotograf-hikayesi.jpg" type="image/jpeg" length="84913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldakspor İran'da!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakspor-iranda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/zonguldakspor-iranda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Tarih sayfası editörü Hayati Yılmaz, 1957 veya 1958 yıllarında Zonguldaklı sporcuların İran'a gittiği maçı sosyal medya hesabından paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayati Yılmaz'ın paylaşımı şu şekilde;</p>

<p>"Iran Kralı Rıza Pehlevi 1956 yılında Eşi Prenses Süreyya ile Zonguldak'a gelmişti .Bunu biliyoruz ama İadeyi ziyarette ,Zonguldaklı sporcuların İran'a gittiğini bilmiyorduk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Farsca olan bu videonun altında şöyle bir not var. ” Zonguldaklı sporcular, İran'da .</p>

<p>Farsca konuşan spriker de “Zonguldak ismini sık sık ifade ediyor” Görüntülerden anlaşıldığı kadarı ile spor müsabakaları İran'da yapılıyor.</p>

<p>Videonun, Google translater programına göre sesli tercümesinde : “ İran Taj(ç) Kulübü'nün Zonguldakspor'u daveti üzerine yapılan müsabakalar“ diye başlıyor ve sporcular hakkında bilgi veriyor. Sporcuların çoğunun Olimpiyatlarda başarılı olabilecek şekilde yarıştığından bahsediyor. Tarih olarak'ta 1957 veya 1958 yılı olduğunu düşünüyorum."</p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/Cyl69zmOAMd/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14" style=" background:#FFF; border:0; border-radius:3px; box-shadow:0 0 1px 0 rgba(0,0,0,0.5),0 1px 10px 0 rgba(0,0,0,0.15); margin: 1px; max-width:540px; min-width:326px; padding:0; width:99.375%; width:-webkit-calc(100% - 2px); width:calc(100% - 2px);">
<div style="padding:16px;">
<div style=" display: flex; flex-direction: row; align-items: center;">
<div style="background-color: #F4F4F4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 40px; margin-right: 14px; width: 40px;"></div>

<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center;">
<div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 100px;"></div>

<div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 60px;"></div>
</div>
</div>

<div style="padding: 19% 0;"></div>

<div style="display:block; height:50px; margin:0 auto 12px; width:50px;"><a href="https://www.instagram.com/reel/Cyl69zmOAMd/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style=" background:#FFFFFF; line-height:0; padding:0 0; text-align:center; text-decoration:none; width:100%;" target="_blank"><svg height="50px" version="1.1" viewbox="0 0 60 60" width="50px" xmlns="https://www.w3.org/2000/svg" xmlns:xlink="https://www.w3.org/1999/xlink"><g fill="none" fill-rule="evenodd" stroke="none" stroke-width="1"><g fill="#000000" transform="translate(-511.000000, -20.000000)"><g><path d="M556.869,30.41 C554.814,30.41 553.148,32.076 553.148,34.131 C553.148,36.186 554.814,37.852 556.869,37.852 C558.924,37.852 560.59,36.186 560.59,34.131 C560.59,32.076 558.924,30.41 556.869,30.41 M541,60.657 C535.114,60.657 530.342,55.887 530.342,50 C530.342,44.114 535.114,39.342 541,39.342 C546.887,39.342 551.658,44.114 551.658,50 C551.658,55.887 546.887,60.657 541,60.657 M541,33.886 C532.1,33.886 524.886,41.1 524.886,50 C524.886,58.899 532.1,66.113 541,66.113 C549.9,66.113 557.115,58.899 557.115,50 C557.115,41.1 549.9,33.886 541,33.886 M565.378,62.101 C565.244,65.022 564.756,66.606 564.346,67.663 C563.803,69.06 563.154,70.057 562.106,71.106 C561.058,72.155 560.06,72.803 558.662,73.347 C557.607,73.757 556.021,74.244 553.102,74.378 C549.944,74.521 548.997,74.552 541,74.552 C533.003,74.552 532.056,74.521 528.898,74.378 C525.979,74.244 524.393,73.757 523.338,73.347 C521.94,72.803 520.942,72.155 519.894,71.106 C518.846,70.057 518.197,69.06 517.654,67.663 C517.244,66.606 516.755,65.022 516.623,62.101 C516.479,58.943 516.448,57.996 516.448,50 C516.448,42.003 516.479,41.056 516.623,37.899 C516.755,34.978 517.244,33.391 517.654,32.338 C518.197,30.938 518.846,29.942 519.894,28.894 C520.942,27.846 521.94,27.196 523.338,26.654 C524.393,26.244 525.979,25.756 528.898,25.623 C532.057,25.479 533.004,25.448 541,25.448 C548.997,25.448 549.943,25.479 553.102,25.623 C556.021,25.756 557.607,26.244 558.662,26.654 C560.06,27.196 561.058,27.846 562.106,28.894 C563.154,29.942 563.803,30.938 564.346,32.338 C564.756,33.391 565.244,34.978 565.378,37.899 C565.522,41.056 565.552,42.003 565.552,50 C565.552,57.996 565.522,58.943 565.378,62.101 M570.82,37.631 C570.674,34.438 570.167,32.258 569.425,30.349 C568.659,28.377 567.633,26.702 565.965,25.035 C564.297,23.368 562.623,22.342 560.652,21.575 C558.743,20.834 556.562,20.326 553.369,20.18 C550.169,20.033 549.148,20 541,20 C532.853,20 531.831,20.033 528.631,20.18 C525.438,20.326 523.257,20.834 521.349,21.575 C519.376,22.342 517.703,23.368 516.035,25.035 C514.368,26.702 513.342,28.377 512.574,30.349 C511.834,32.258 511.326,34.438 511.181,37.631 C511.035,40.831 511,41.851 511,50 C511,58.147 511.035,59.17 511.181,62.369 C511.326,65.562 511.834,67.743 512.574,69.651 C513.342,71.625 514.368,73.296 516.035,74.965 C517.703,76.634 519.376,77.658 521.349,78.425 C523.257,79.167 525.438,79.673 528.631,79.82 C531.831,79.965 532.853,80.001 541,80.001 C549.148,80.001 550.169,79.965 553.369,79.82 C556.562,79.673 558.743,79.167 560.652,78.425 C562.623,77.658 564.297,76.634 565.965,74.965 C567.633,73.296 568.659,71.625 569.425,69.651 C570.167,67.743 570.674,65.562 570.82,62.369 C570.966,59.17 571,58.147 571,50 C571,41.851 570.966,40.831 570.82,37.631"></path></g></g></g></svg></a></div>

<div style="padding-top: 8px;">
<div style=" color:#3897f0; font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; font-style:normal; font-weight:550; line-height:18px;"><a href="https://www.instagram.com/reel/Cyl69zmOAMd/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style=" background:#FFFFFF; line-height:0; padding:0 0; text-align:center; text-decoration:none; width:100%;" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div style="padding: 12.5% 0;"></div>

<div style="display: flex; flex-direction: row; margin-bottom: 14px; align-items: center;">
<div>
<div style="background-color: #F4F4F4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(0px) translateY(7px);"></div>

<div style="background-color: #F4F4F4; height: 12.5px; transform: rotate(-45deg) translateX(3px) translateY(1px); width: 12.5px; flex-grow: 0; margin-right: 14px; margin-left: 2px;"></div>

<div style="background-color: #F4F4F4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(9px) translateY(-18px);"></div>
</div>

<div style="margin-left: 8px;">
<div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 20px; width: 20px;"></div>

<div style=" width: 0; height: 0; border-top: 2px solid transparent; border-left: 6px solid #f4f4f4; border-bottom: 2px solid transparent; transform: translateX(16px) translateY(-4px) rotate(30deg)"></div>
</div>

<div style="margin-left: auto;">
<div style=" width: 0px; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-right: 8px solid transparent; transform: translateY(16px);"></div>

<div style=" background-color: #F4F4F4; flex-grow: 0; height: 12px; width: 16px; transform: translateY(-4px);"></div>

<div style=" width: 0; height: 0; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-left: 8px solid transparent; transform: translateY(-4px) translateX(8px);"></div>
</div>
</div>

<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center; margin-bottom: 24px;">
<div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 224px;"></div>

<div style=" background-color: #F4F4F4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 144px;"></div>
</div>

<p style=" color:#c9c8cd; font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; line-height:17px; margin-bottom:0; margin-top:8px; overflow:hidden; padding:8px 0 7px; text-align:center; text-overflow:ellipsis; white-space:nowrap;"><a href="https://www.instagram.com/reel/Cyl69zmOAMd/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style=" color:#c9c8cd; font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; font-style:normal; font-weight:normal; line-height:17px; text-decoration:none;" target="_blank">ＺＨＡＢＥＲ (@zhabertv)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>NOSTALJİ</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakspor-iranda</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Oct 2023 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/zonguldakspor-iranda.jpg" type="image/jpeg" length="73343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak'ın 100'üncü yılı!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakin-100uncu-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/zonguldakin-100uncu-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostalji sayfasını editörü, Yüksel Yıldırım 1 Nisan 1924 tarihinde, Zonguldak'ın Türkiye’nin ilk ili ilan edilişini yazdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldırım'ın yazısı şu şekilde;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"1 Nisan 1924 tarihinde, Zonguldak Türkiye’nin ilk ili ilan edilmiştir…<br />
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 29 Ekim 2023 tarihi önemli bir gündür. Cumhuriyetimizin kuruluş günü kadar, 1 Nisan 2024 tarihi, Zonguldak’ın Türkiye’nin ilk ili ilan edilişinin 100’üncü yıl dönümü olarak önemli bir gündür…<br />
<br />
<strong>ZONGULDAK HAVZASI CUMHURİYETİN ESERİDİR…</strong><br />
TBMM Hükümeti, 20 Nisan 1920’ de Devrek, Ereğli, Mudurnu, Bartın, Göynük ve Zonguldak’ı Bolu Bağımsız mutasarrıflığından ayırarak, Kastamonu vilayetine bağladı. 14 Mayıs 1920’ de de Zonguldak kazasını mutasarrıflık haline getirilerek, Kaza Kaymakamı Ahmet Cevdet Bey mutasarrıf vekili olarak görevlendirilmiştir. TBMM’ nin ilk mutasarrıflık yaptığı ilçe olarak tarihdeki yerini alacaktır. Türkiye Cumhuriyetinin İlk İli Zonguldak; 1 Nisan 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilat- ı Esasiye Kanunu’ nun 60. maddesine göre sancaklar kaldırılınca, Zonguldak bağımsız mutasarrıflığı, Vilayet yapılmıştır. Aynı yıl ilk maden üniversitesi de Zonguldak'ta açılmıştır.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü Türkiye’nin ilk ili Zonguldak’ı sanayi şehri ilan etmiş ve erken cumhuriyetin kurduğu ilk hamlelerini hayata geçirmişlerdir…<br />
İnönü, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve milletvekili olarak Zonguldak'a 11 kez ziyarette bulunmuştur...<br />
<br />
Erken Cumhuriyet döneminde Kozlu'da Kömür-İş, Üzülmez’de Türk-İş kuruldu. Madenler yabancı sermayeden satın alındı ve devletleştirildi... Her maden bölgesinde santral, lavuar ve maden tesislerinin yenilenmesi gerçekleştirildi.<br />
<br />
1930 yılından sonra Amele Birliği sosyal hizmetleri ve hastanesi inşa edildi.<br />
Valilik Sarayı, Belediye ve Halkevi binaları başbakanlığı döneminde yapıldı. Ankara-Zonguldak demiryolu hattı ve tüneller İnönü ve Celal Bayar tarafından bizzat yerinde kontrol ederek tamamlandı. Zonguldak merkez lavuarının açılışı ve Karabük Demirçelik Fabrikasının açılışını İnönü gerçekleştirdi. Türkiye'nin en büyük Zonguldak kok fabrikasının temelini İsmet İnönü, açılışını Celal Bayar yaptı. Bayar açılış konuşmasın da İsmet İnönü'nün mesajını okudu. Cumhurbaşkanlığı döneminde Maden ocakları başta olmak üzere Kozlu Kılıç, Fener, üzülmez, Kilimli, Karadon ve Kandilli’deki lojmanlar ve sosyal tesislerinin tamamı İnönü döneminde gerçekleştirildi… Türkiye'nin enerji devi Çatalağzı Termik Santralı erken cumhuriyetin eseridir.<br />
<br />
Zonguldak Limanı, Fevkani köprüsü ve Merkez Lavuarı gibi dev yatırımlar Adnan Menderes döneminin yine cumhuriyet dönemi eserlerindendir.<br />
Özet olarak Zonguldak havzası cumhuriyetin eseridir…<br />
1 Nisan 2024 günü Zonguldak’ın il ilan edilişinin 100’üncü yıldönümüdür…"<br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakin-100uncu-yili</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Oct 2023 22:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/zonudlak-100-yil.jpg" type="image/jpeg" length="28972"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak'ta hastane neden bombalandı?]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-hastane-neden-bombalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-hastane-neden-bombalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Tarih editörü Hayati Yılmaz, İsrail’in Filistin’de hastane bombalamasının ardından Zonguldak tarihinde yer alan hastane bombalanması ve kılız haç bayrağının çekilmesini anlatan bir yazı paylaştı. İŞTE O YAZI]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">"6 Kasım 1914 saat 7.45 Rus donanmasına ait savaş gemileri Zonguldak açıklarına geldi.Dünya`nin ilk petrol ile çalışan savaş gemisi olma özeliği taşıyan Rostislav gemisi ile berberinde 20 çesit savaş filosu, Kozlu ve Zonguldak`ı bombalamaya başladı.</p>

<p dir="ltr"><img height="486" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/whatsapp-image-2023-10-18-at-122735.jpeg" style="width: 647px; height: 355px;" width="886" /></p>

<p dir="ltr">Bu bombalama esnasında ilginçlikler yaşandı; mesela o yıllarda Fransızlar 1.Dünya Savaşı`nda Osmanlı Devleti`ne karşı itilaf devletleri arasında yer almasına ramen Zonguldak`ta faal olarak maden ocaklarını işletmeye devam ediyordu. Savaş öncesinde, Zonguldak`ta Rus şirketlerde vardı fakat savaş patlak verdikten sonra Ruslar Zonguldak`tan ayrılmıştı.Yinede Ruslar ve Fransızlar aynı safta yer alıyordu.Buna ramen Rusların ateş altına aldığı Zonguldak`ta bombaların çoğu Fransız yerleşkesine isabet etti. Fransızlar tedbir olarak binalara Fransız Bayrağı çekmişti. Yani yerlerini belli ediyorlardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><img height="415" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/whatsapp-image-2023-10-18-at-122725.jpeg" width="564" /></p>

<p dir="ltr">Bilindiği gibi 1914 itibari ile Zonguldak`ta Rumlar,Ermeniler,Fransızlar, İtalyanlar,Almanlar vb. gibi bir çok milletten insan, kömür şirketlerinde çalışıyordu. 1.Dünya Savaşı sırasında Ruslarla, Zonguldak içinden irtibat halinde olabilecek bir sürü kişi veya kuruluşlar olması olasılığı çok yüksek. Bu olayda; ya Ruslara yanlış istihbarat verildi ya da şehirde bulunan Almanlar bu istihbaratları bizzat kendileri verdi.Rusya`nin Karadeniz Donanmasında ki gemilerde bir çok Fransız da görev yapmaktaydı.Yani “bombayı atan da yiyende Fransız” olması olasılığı çok yüksek.</p>

<p dir="ltr"><img height="408" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/whatsapp-image-2023-10-18-at-122714.jpeg" width="880" /></p>

<p dir="ltr">Bu saldırıdan sonra, Bolu Mutasarrıfı Ali Osman Bey Dahiliye Nezaretine gönderdiği telgrafla ile olayı bildirdi. 20 parça gemiden oluşan Rus donanması tarafından gerçekleştirilen saldırının ciddi hasara yol açmadığı, Zonguldak limanına giden demiryollarında meydana gelen hasarın 24 saat içinde giderilmesi için mutasarrıflık tarafından talimat verildiği belirtilmiştir. Rus donanmasının gerçekleştirdiği saldırı, Zonguldak’ta kömür üretimi ve sevkini engelleme amacına ulaşmamıştır.</p>

<p dir="ltr">Ali Osman Bey telgrafında ayrıca," Kızıl-haç işareti taşıyan Fransız hastanesi ve okulu ile konsolosluğunun açılan ateş ile hasar gördüğünü, bu durumun yabancıların bile tepkisine sebep olduğunu belirtmiştir. Rus donanmasının saldırısı esnasında tesislerde ve kömür ocaklarında bir hasar meydana gelmemiştir. Limanda ve Beykoz vapurunda ve Kozlu’da Türk sancağı taşıyan bir vapurda hafif hasar meydana gelmiştir. Bombardıman esnasında bir vatandaş ve bir jandarma yaralanmış en büyük hasarı Fransızların yaşadığı bölge almıştır.Rus donanması telgrafhaneyi hedef almış, ancak atılan gülle telgrafhane yerine yanındaki eve isabet etmiştir" denildi</p>

<p dir="ltr">Zonguldak`in bombalanması Istanbul gazetelerinde de yer aldı.</p>

<p dir="ltr">Tanin gazetesi yaptığı manşetle Rusların bu saldırılarının çok önemli olmadığını zayıf Rus donanması olarak nitelendirdi.Saldırıya Odessa limanında Osmanlı Donanması tarafından batırılan Kagul ile Merkuria kruvazörleri de katılmıştı.Gemiler batıktan çıkarılıp tamir edilip Rus donanmasına katmışlar ve Zonguldak`ı bombalama da bu iki gemiyi de kullanmışlardı.</p>

<p dir="ltr"><img src="https://static.s123-cdn-static-c.com/uploads/615899/2000_5dd35392a6bed.jpg" /></p>

<p dir="ltr">Rusların bu ilk saldırısında Zonguldak’ta en fazla zarara uğrayan, gayrimüslimler olmuş; bu nedenle birçok gayrimüslim kesim bu saldırıyı kınamıştır.Aslında bir kınanması gereken de o yıllarda Zonguldak‘ı yöneten Osmanlı yöneticilerdi.Zira kendisi ile savaş yapan bir ulusun varlığını halen savaş için en kritik bir merkezde halen iş tutmalarına göz yummaları olduğunu düşünüyorum.Zira o yıllarda 1887 maden nizamnamelerine göre yabancılar Zonguldak`tan çıkardığı kömürün büyük çoğunluğunu istedikleri yere satma imkanı verilmişti.Yani Zonguldak`tan çıkan kömür Savaş esnasında Osmanlı Devleti‘nin çok ihtyaç duyduğu bir cevher olmasına ramen kendi toprağından çıkan kömür Osmanlı Devleti`ne saldıranlara bir şekilde gitmekteydi.</p>

<p dir="ltr">Bütün bunlara ramen Zonguldak`ta bu kesimin varlığını sürdürmesinin sonuçları; istihbarat acısından bir hayli handikap olmuştur.Yani; Ruslar, Zonguldak`tan aldığı kömürü İstanbul`a taşıyan yük gemilerinin limandan çıkışını ve güzergahını bilmeleri,Osmanlı donanmasına ait Yavuz ve Midilli savaş gemisinin ortalıklarda olup olmadığı ,Zonguldak‘ta ki ajanlarından öğrenebilmesi oldukça mümkündü.</p>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/zonguldakta-hastane-neden-bombalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Oct 2023 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/zonguldakta-hastane-neden-bombalandi.jpg" type="image/jpeg" length="89341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seyfi Uygun ve eski Zonguldak kartpostalları!]]></title>
      <link>https://www.zhaber.com.tr/seyfi-uygun-ve-eski-zonguldak-kartpostallari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.zhaber.com.tr/seyfi-uygun-ve-eski-zonguldak-kartpostallari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Nostalji sayfası editörü Yüksel Yıldırım, bir zamanların tebrik ve kartpostal dünyasının Zonguldak bürosu olan “Kör Seyfi” lakabıyla özdeşmiş Seyfi Uygun'u kaleme aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksel Yıldırım'ın yazısı şu şekilde;</p>

<p>"Köprünün ilk kiracısı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentimizin tanıtım elçisi…</p>

<p>Kırtasiyeci, kasetçi, Spor Toto ve gazete satış noktası olduğu kadar, bir zamanların tebrik ve kartpostal dünyasının Zonguldak bürosu…</p>

<p>Bir-çeyrek asırdır sektöründe hizmet veren bir mekan ve ismi “Kör Seyfi” lakabıyla özdeşmiş Seyfi Uygun…</p>

<p>Seyfi Uygun şimdi 90 yaşında, işlerini çocukları Can ve Mehmet Uygun kardeşler bıraktığı yerden aynı adreste devam ettiriyorlar. Özeldir, Fevkani altında işlettikleri mekanın yaşı ile Fevkani Köprü’nün yaşı da aynı... Özel yapan, Fevkani Köprü tamamlandıktan sonra ilk kiracısı olmaları...</p>

<p>Seyfi Uygun büfesi, Fevkani Köprü yokken proje aşamasında çarşı ayağının olduğu noktada ilk olarak kırtasiye ve gazete bayisi büfe idi. Bütün gazete satıcıları ondan alıp dağıtırlardı. Alanda yeni projeye gidilince büfenin kaldırılması gerekti. Kendisine yeni adres olarak, dönemin valisi ve belediye başkanı Fevkani Köprü altında (1957 yılından beri işlettikleri) yeri tahsis etti. Tesadüftür ki, şimdi Fevkani Köprü yıkma çalışmaları sürerken ve bu makale hazırlanma aşamasında iken, babadan oğullarına devrolan 66 senedir kesintisiz çalıştırdıkları iş yerini (14 Ekim 2023) boşaltılar ve 12 katlı iş merkezinin ikinci katına yeni adreslerine taşındılar.</p>

<p>Uygun’lar, Fevkani Köprünün tarihsel ömrüne nezaret ettiler…</p>

<p><strong>SEYFİ UYGUN VE ESKİ ZONGULDAK KARTPOSTALLARI…</strong></p>

<p>Seyfi Uygun; altı yaşında katarak ameliyatı geçirmiş, tek gözünü kurtarmaya çalışırlarken diğer gözünü de ameliyat sonrası kaybetmiş. Gözlerini kaybetmesi bir trajedi ancak bu onun hayatına engel teşkil etmemiş… Eskiye ait binlerce muhteşem Zonguldak mekan ve manzara karesini kartpostal halinde kent tarih ve kültürümüze kazandırmış önemli bir tanıtım elçisi…</p>

<p>Eski kartpostallar ve manzara kartları, geçmiş dönemlerin yaşam tarzını, kültürünü ve sanatını yansıtan önemli belgelerdir. Hem tarihçiler hem de sanatseverler için büyük bir ilgi kaynağıdır ve koleksiyoncular arasında da popülerdir.</p>

<p>Bazı kartpostallar, ünlü sanatçıların eserlerini veya önemli tarihi olayları tasvir edebilir. Bu nedenle, sanatsal ve tarihi açıdan değerli olabilirler.</p>

<p>Manzara kartları, doğal güzellikleri, şehirleri veya turistik bölgeleri tanıtan karelerdir. Bu tür kartpostallar, seyahat edenler tarafından hatıra olarak satın alınabilir veya posta yoluyla gönderilebilir. Turistik yerlerin güzelliklerini ve cazibesini sergileyerek ziyaretçileri çekmeyi amaçlarlar.</p>

<p>Zonguldak’ta eskiye ait kartpostalların büyük bölümünde Seyfi Uygun’un imzası var. Seyfi Uygun imzalı kartlar eski Zonguldak’ı halen bizlere yaşatıyor…</p>

<p>Bu kartlar, o yıllarda insanlar arasındaki iletişimi kolaylaştırdı. Akrabalar, arkadaşlar veya seyahat edenler, bu kartları posta yoluyla birbirlerine göndererek iletişim kurabildiler. Uzak mesafelerde yaşayan insanlar arasındaki bağları güçlendirdi. Bugün; O dönemin kültürünü, turizm anlayışını, sanat ve iletişim pratiklerini yansıtan önemli belgelerdir. Bu kartlar, tarih ve kültürel çalışmalar için önemli kaynaklardır ve geçmiş dönemlere olan ilgiyi de canlandırırlar.</p>

<p>Bir zamanlar Seyfi Uygun’un vitrininde önünde dakikalarca durup itina ile seçerdik bu kartları, akraba, sevenlerimiz ve dostlarımız için seçerdik...</p>

<p>Teşekkür ederiz Seyfi Uygun, o yılları, manzaraları, güneşin batışını bir karede ölümsüzleştirip bu günlere taşıdığın için… Bir teşekkür de gazeteci Mustafa Özdemir’e, eskiye ait ne varsa bulup benimle paylaştığın için."</p>

<p><img height="1009" src="https://zhabercomtr.teimg.com/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/393398494-898452711752844-7606185226424717447-n.jpg" width="1500" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>NOSTALJİ, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.zhaber.com.tr/seyfi-uygun-ve-eski-zonguldak-kartpostallari</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Oct 2023 22:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/zhaber-com-tr/uploads/2023/10/seyfi-uygun.jpg" type="image/jpeg" length="57027"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
