Ak Parti’de şu veya bu nedenle yapılan operasyonların doğurduğu sonuçlar ilerisi için yeni fikirler veriyor.
Öncelikle şu bilinmeli ki Zonguldak için samimiyet ile çalışan, insanları memleketlerine göre ayırmayan, memleketlerine göre kucaklamayan veya ötekileştirmeyen herkes Zonguldaklıdır.
Öyle kimlikte, doğum yerinde ‘Zonguldak’ yazmakla kimsenin gerçek Zonguldaklı olamadığını çok gördük.
Genel merkez Mükerrem Ayçiçek’i Merkez İlçe Başkan adayı olarak gösterince; “Hem il başkanı hem ilçe başkanı Trabzonlu olmaz- olmamalı” diyenler çıktı.
Neydi o eski milletvekilinin adı?
Metin Karaduman’ı devre dışı bırakmak için olmadık işlere girmişti.
İl Başkanı Zeki Tosun’u da yanına alarak Karaduman’ı görevden aldırdılar.
Metin Karaduman’ın en büyük dezavantajı Konyalı olması, çalışkan olması, popüler hale gelmesi ve medyada fazla yer almasıydı.
Şimdi de Mustafa Çağlayan benzer bir durumla görevden uzaklaştırıldı.
“Hem il başkanı hem ilçe başkanı Trabzonlu olmaz- olmamalı” diyenler Mustafa Çağlayan’ı Beycumalı zannediyor!
Oysa Mustafa Çağlayan kökenden Trabzonlu.
Ama çoğu insan onun nereli olduğunu bilmedi, merak etmedi, ata memleketinden dolayı ötekileştirmedi.
Genel konjonktür olarak Zonguldak’ta il ve ilçe başkanlarının memleketler dengesinin sağlanmasına
özen gösterilir.
Mustafa Çağlayan’da bu mesele yıkılmıştı ancak bunda asıl başarı Çağlayan’ın olmuştu.
Buradan bir başka çıkarım yapmak isteyenler de olabilir.
“Merkez İlçe Başkanı Trabzonlu ise Zeki Tosun gitmeli ve Zonguldaklı bir il başkanı gelmeli!” diyenler çıkabilir.
Seçmen bazında denge kurulması o partiye artı yazar.
Ancaaaak adam olmadıktan sonra, doğru olmadıktan sonra, çalışmak için değil çalmak için geldikten sonra, devlet-millet-adalet ve hizmet için değil, şehrin yıllarını çalmak, arkadaşlarını satmak için geldikten sonra nereli olursan ol hiçbir hükmü yok!
Her partide benzer durum var.
Koca bir yazık!

Mükerrem Ayçiçek niye bırakmıştı!
Ak Parti Merkez İlçe Başkanlığı için kongre sayılı günler kala Genel Merkez’de yapılan mülakat sonrası Mükerrem Ayçiçek’in Merkez İlçe Başkanlığı kesinleşti.
Kendi adayını seçtirmek isteyen herkes şokta.
İlginç ve beklendiği gibi oldu.
Hepsi birbirine çalım atma derdine düşünce goller peş peşe geldi.
Kendi kalesine gol atanların durumu ilginç bir hal aldı.
Şimdi yönetimde yer alma yarışı var.
Yönetimleri şekillendirme yarışı.
Ayçiçek, Z HABER’e konuşarak süreci değerlendirdi.
Dedi ki; “Bildiğiniz üzere 2001 yılında Ak Parti’nin kurucu üyelerindenim. 2004 yılında aktif siyasetten ayrılmıştım 17 yıldır da çalışmalarda aktif olarak bulunamıyordum. Ama partime hizmet etmekten hiç kaçmadım. Partililiğim sorgulanamaz”
Fazla detaya girmeyeceğim.
Kendisiyle fazla bir hukukumuz yok ancak nerede ne konuşmasını bilen bir isim olarak tanırız.
Geçmiş dönem parti yöneticilerinin vasıfsızlığından, ihaleci yöneticilerin etkisinden, ihalecilere kucak açılmasından, Ak Parti iktidarı döneminde Zonguldak’ın geri kalmasından, geçmişten bu güne milletvekillerinin vefasızlığından, ortak akıldan yoksun davranışlarından ve dönekliğinden rahatsızlık duyan bir isim olarak bilirim.
Ve tüm bu isimlerin pek çoğunun mirasyedi gibi davranmasının partiye en büyük ihanet olduğunu bilen isimdir.
Öncelikle hayırlı olsun.
İşi kolay değil.
Bazı yanlışlara, algı operasyonlarına karşı durmak zorunda.
Bu nedenle Mustafa Çağlayan’ın gitmesi için çalışanların bir kısmı daha sert bir kayaya çarpabilir!
Tebrik ediyor başarılar diliyoruz.

 

Boş işler!
Gördüğüm şudur.
Bu şehirde çoğu makam sahibini acilen değiştirmek gerekiyor.
Adamı, partisi olanı değil liyakatı olanı getirmek gerekiyor.
Parçalayarak, bölerek, ötekileştirerek büyümeye çalışanı değil kucaklayarak, paylaşarak, samimi olanları yetkilendirmek gerekiyor.
Kim yapacak peki?
İyi ve samimi insanlar.
Yapamasak da deneyeceğiz.
Ümit edeceğiz.
Boş işlerle uğraşıp Zonguldaklının yıllarını çalanları affetmeyeceğiz!