banner3

banner17

21.02.2021, 21:02 745

İlaçta patenti kapan parsayı toplar mı?

Patent, bilindiği gibi, bir buluş ya da ürünün piyasada getirisini korumak amacıyla verilen yasal koruma hakkını ifade eder. Firmalar ellerinde bulunan patentlerle üretimlerini istedikleri gibi değerlendirme olanağı bulurlar patent sayesinde.

İlaç sektöründe de diğer tüm endüstriyel alanlarda olduğu gibi patent uygulaması vardır. Bunun anlamı, çaresizce tedavi bekleyen hastaların ilaç şirketlerinin insafına terk edilmesi demektir. Böyle bir şeyin normal olduğu düşünülebilir mi?

Aynı durum pandemi vesilesiyle aşıda da gündeme geldi. Yani aşıyı geliştiren ve üreten ilaç şirketlerinin bu küresel felaketi kendileri için inanılmaz bir kazanç fırsatı olarak görmeleri son derece normal değil mi? Hatta ajitatif bir ifadeyle, bu tür salgınların sürekli olmasını istemeleri, hatta birçok komplo teorisyeninin iddia ettiği gibi bizzat tezgahlamaları olasılık dahilinde değil mi?

Elbette böyle münasebetsiz soruların alemi yok bana göre. Peki, “İlaçta da aşıda da fiyatı ilaç firması belirler, böylece en yüksek parayı verenler ilaca ulaşır, diğerlerinin Allah yardımcısı olsun. Aşıda da zengin kesimler ilk sırada ve en kaliteli aşıyı olmalı, diğerleri de sırasını beklemeli, tabiki bedelini ödeyerek” diyecek densizler var mıdır bilmiyorum ama diğer tüm mallarda olduğu gibi aşı ve ilaçta da patent uygulaması ilaç şirketlerinin hakkıdır diye düşünenlerin demek istedikleri aslında anlam olarak bundan başka bir şey değil bence.

Bu kanaate varmamın gerisinde yatan realiteyi bir örnekle anlatmaya çalışayım:

Kabul edersiniz ki, bir don lastiğinin üzerine pamuk kaplama çapraz bağlarındaki çözgüye yeni bir elastikiyet getiren girişimcinin haklı olarak emeğini garantiye almak amacıyla patente başvurması gayet normaldir. Bunu gören bilim adamlarının da geliştirdikleri aşılara karşılık insanlardan birkaç dolar fazla almaya heves etmelerini anlayışla karşılamak gerekir patent uygulamasını savunanlara göre, öyle değil mi?

Aslında daha ciddi bir açıdan incelemek istiyorum bu ilaçta patent konusunu.

Bastır parayı, kapat ilacı

BBCNews’de geçen yaz, tam da pandemi belasının yayıldığı bir dönemde yayınlanan bir haberde, Covid-19 tedavisinde etkili olan Remdesivir adlı ilacın tüm stokunun ABD tarafından satın alındığı bildiriliyordu. Yani bu ilaca ABD dışındaki ülkelerin erişimi mümkün olmayacaktı. Ayrıca her ABD vatandaşının bundan yararlanacağını da sanmayın bu arada. Oradaki kronik eşitsizlik ve adaletsizlik sistemin asli karakteri zaten.

Bu habere konu olay onaylanabilir mi sizce? Yani parayı veren düdüğü çalsın, diğerleri de kaderiyle baş başa mı kalsın? Buna evet diyecek fazla kimse olmadığına göre patent uygulamasıyla ilaç ve aşıların bunları geliştirenlerin tekelinde olmasına, yani ilacın don lastiği veya çaydanlık gibi ticari bir meta olarak değerlendirilmesine karşı çıkmak gerekmiyor mu?

Ne zaman ekonomi, çevre, sağlık, açlık, sömürü vb konular tartışılsa ister istemez kapitalist sisteme atıf yapılır. Çünkü tüm küresel belaların kökeninde kapitalizmin etkisi mutlaka bulunmaktadır. Bu benim savım değil, tarihsel bir gerçek.

Her melanetin altından çıkan kapitalizm

Kapitalizmin temel itici gücü en yüksek çıkarın elde edilmeye çalışılmasıdır(M.Eğilmez). Elbette karşısında tüketici direnci ve çeşitli kamusal denetim mekanizmaları ile sistemin dengeye gelmesi beklenir (Adam Smith). Ancak bu piyasanın tüketim talebi ile ilgili bir durumdur ki, sağlık konusunun bir meta olarak değerlendirilmesi asla onaylanamaz. Çünkü yaşam hakkı en kutsal haktır ve ticari kaygılara konu edilemez. Zaten gerçekte kontrolsüz bir piyasanın tüketicinin aleyhine gelişerek krizlere gireceği (Keynes) son yarım yüzyılda daha sık görülen bir olgu durumundadır.

Kamu müdahalesi olmazsa geliştirilen ilaç ve aşıların “Ticari kârı insan hayatından üstün tutan tekel eğilimli sistemlere bağımlı kalacağı” uyarısı Nobel ödüllü iktisatçı Stiglitz ile ekonomistler Jayadev ve Prabhala’nın geçen yıl pandemi başlangıcında yayınladıkları makalede yer aldı.

Makalede, grip aşısının son 50 yıldır küresel bir ağ içinde ve ortak bir bilimsel havuzun verilerine dayanarak üretildiği gerçeği hatırlatılıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün kurduğu sistemle dünyanın her yerinden uzmanlar grip virüs türlerine karşı geliştirilecek aşılara karar veriyorlar.

Bu örnek tüm aşılar ve ilaçlar için geçerli olacak şekilde geliştirilebilir ve böylece insan hayatının kutsallığı gerçek anlamda ifadesini bulmuş olur. Gerçek şu ki, ilaçta patent uygulaması, sonuçta mutlak surette ilaç tekellerinin fiyatları istedikleri gibi belirledikleri adaletsiz bir sisteme dönme eğilimini desteklemektedir.

Denilebilir ki bilim adamlarının emekleri nasıl karşılanacak, başkaları hazıra konmaz mı? Hayır hiç kimse hazıra konamaz çünkü ilaç ve aşı üretimi de kontrol altında olacak. Ayrıca bu konuda çaba harcayanların da elbette göreceli bir yüksek maddi kazanç elde etmeleri sağlanacağı gibi (milyar dolar değil elbette), manevi anlamda onurlandırılmaları da doğal olarak gündemde olacaktır.

Bunun yanında ilaç ve aşıların geliştirilmesi sürecinde şirketlerin kamu kaynaklarından yüksek oranda fonlandığı da ayrı bir gerçektir. Örnek olarak Pfizer’ın aşı araştırması için 400 milyon avro destek aldığı basında yayınlanan bir haber.

İlaç ve aşıda patent şart mıdır?

Bir de güzel örnekle insan olmanın hazzını paylaşayım sizlerle. Jonas Salk ABD’li virolog. Çocuk felci aşısını geliştiren, ama bu buluşunun patentini almayarak insanlığa hediye eden bir büyük insan o. Patenti neden almadığı sorusuna yanıtı da o kadar muhteşem: “Güneşin patentini alabilir misiniz?”

Evet, sağlık ve tedavi hakkı temel insan haklarından biridir. Patent ise ilacı ve tedaviyi ticari bir meta haline getiren, sağlığı bir anlamda varlığa bağlayan özünde haksız bir uygulamadır. Sağlık hizmetleri ve ilaç sektörünün “serbest piyasa ve kâr” anlayışından kurtarılması gerekir. Bu düstur insan kalabilmenin de ön şartıdır bence.

Stiglitz, Jayadev ve Prabhala’nın yazısından ilaç sektöründeki fikrî mülkiyet hakkı ile her yıl milyonlarca insanın acısına ve ölümüne sessiz kalan bir sistemin mantık ve ahlakının sorgulanması gerektiğini anlıyoruz.

Sonuç olarak aşı ve ilacın patenti olmamalı, hatta olamaz demek daha doğru.

Pandemi sürecinin bu konuda insanlara yeterli dersi vermiş olması gerektiğini düşünüyorum. Yani parası olan değil, ihtiyacı olan kayıtsız koşulsuz ulaşabilmeli aşıya, ilaca ve tedaviye. Dünyanın gücü buna yeterlidir.

Farklı konularda yeniden görüşmek umuduyla, hoşçakalın, sağlıkla kalın.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Günün Anketi Tümü
Halil Posbıyık Ak Parti'ye geçsin mi geçmesin mi? Halil Posbıyık Ak Parti'ye geçsin mi geçmesin mi?
açık
Günün Karikatürü Tümü
Gelişmelerden Haberdar Olun
@