Olay kolay politik malzeme olabildiği için farklı yönlere çekilebiliyor.
Her kanattan olup sulandıranlar olabiliyor.
Daha önce de yazdım.
Zonguldak’ın yeni camisi Uzun Mehmet Camisi’nin 8 Mayıs’a yetiştirilmesi için müthiş bir çalışma var.
Zonguldak’ın diğer sorunlarının çözümünde olmayan bir tempo.
Cami olsun.
Güzel oldu.
Ama o camiyi dolduracak insanların çoğu bu şehirden iş- ekmek kapısı bulabilmek için göç etti.
Ve iktidar partili temsilcilerimiz bu şehirde 2-3 bin kişinin çalışacağı yeni ekmek kapıları için çaba göstermediler.
Gösterdiler ise de sonuç yok.
Ben hep diyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anlatmadılar.
Bir araya gelip güç birliği yapmadılar.
Ankara’dan rüzgar esti.
O rüzgar aldı bu şehrin derdiyle yeterince dertlenememiş, sonuca gidememiş isimleri Ankara’ya savurdu!
Bunu yazınca bozuluyorlar.
Bozulmayın.
Siyaset yaparken ahkam kesip ticaret yaparken ağlayan sizlersiniz!
Haksız mıyım?
Bu halkı kandırdınız.
Yetmedi sayın Erdoğan’ı da kandırdınız!
Yazıyoruz ki biraz ders çıkarın diye.
Yapılan iyi işlere nasıl teşekkür ediyorsak eksikleri de söyleyeceğiz!

Katliam!
Manzara her yerde aynı.
Defne yaprağı toplarken yapılan katliamın görüntülerini paylaştık.
Orman Müdürlüğü ihale açmış.
İhaleyi alanlar defneleri budamak yerine kökünden kazımış.
Bu bölgenin defnesi çok değerli.
İnsanlar evlerine ekmek götürüyor.
Çay gibi düşünün.
Zahmeti yok.
Her sene topla.
Altın yumurtlayan tavuk misali.
Ama kökünden keserek toplanan defnenin parası haramdır.
Böyle bir toplama yöntemine göz yumanlar da o haramın parçasıdır.
Yaprağı toplamak yerine ağaçlarını katlederek giderseniz seneye ne toplayacaksınız?
Geri zekalı olmaya gerek yok!

FETÖ operasyonu!
Geçtiğimiz günlerde yapılan operasyon sonrası akla gelen soru şu;
15 kişi FETÖ’nün yeni Zonguldak yapılanması” adı altında gözaltına alınıp mahkemece hepsi serbest bırakılıyorsa o zaman neden gözaltına alındılar?
Bu kişiler suç unsuru sayılabilecek veya tutuklanmayı gerektirecek bir organizasyon içinde olmadılar ise o zaman bu operasyon neden yapıldı?

Siyasetçilere tavsiye!
Siyasetçilerimiz.
İster sağdan olsun.
İster soldan.
İster ortadan.
Basını kendilerine benzetmeye çalışıyorlar.
Ya susturmaya veya ötekileştirmeye çalışıyorlar.
Kimi gazla gidiyor kimi tezgahla.
Sizlere samimi bir şey söyleyeyim!
Sadece sizlerin düşündüklerini yazan yorumlayanların size asla bir faydası olmadı olmaz.
Tüm siyasetçilerimize bir önerimiz var.
Basına karşı bakış açınızı gözden geçirin.
Basın ile bu kadar çok sorun yaşıyorsanız dönüp kendinize de bir bakmanız lazım!


Saadet Oruç ve Zonguldak!
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç’tan rahatsız olanlar varmış.
Kendisini Zonguldak’tan aday gösterileceğinden mi korkuyorlar.
Bilemiyoruz.
Bu kardeşiniz diyor ki, Zonguldak’ın önemli meselelerini birlikte konuşup çözmek için çok iyi fırsatlar var.
Saadet Oruç bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hepinizden daha yakın bir isim.
Kent adına güç birliği yapmak varken neden rahatsız oluyorsunuz.
Ben üç milletvekilimizin ve il başkanımızın yerinde olsam önemli sorunların çözümü konusunda Oruç ile sürekli diyalog halinde olur daha fazla hizmete odaklanırım.
Kaldı ki Saadet Oruç bugün bu görevdeyse Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir bildiği vardır!