Ak Parti kanadı diyor ki;
“O kadar iş yapılıyor. Projeler hayata geçiyor.
Ama ne muhalefetten bir teşekkür var. Ne de STK’lardan”
Haklılar.
Yapılan her güzel işe de teşekkür etmek lazım.
Görmek istemeyen görmez.
Kimisi de olduğundan fazla göstermeye çalışır.
Çoğunluk ne düşünüyor diye bakıyorum.
“Bu şehre yatırım yapılmıyor” demiyor pek kimse.
Ama daha fazlasını yapmalıyız.
Daha fazlasını yapmalıydık.
İstihdam projelerinden sportif yatırımlara, tarımdan yollara çalışmaları çoktan bitirmeliydik.
Son üç yılda hayata geçirilen ve devam eden projelerin ötesinde yılların ihmali var.
*
Eğri oturup doğru konuşalım.
Sayın Köksal Toptan, Polat Türkmen ve Fazlı Erdoğan ile başlayan iktidar ağırlığı ve sonraki dönemlerde seçilen milletvekilleri bu şehre yeterince sahip çıkmadı.
İyi niyetli olmak, Zonguldak sevdalısı olmak lafla, seçim beyanatları ile olmuyor.
Hele ki Sayın Toptan’ın meclis başkanı unvanı ile pek çok yatırımı hızlandırıp, gücünü fazlasıyla hissettirmesi gerekirdi.
Mesela Sayın Polat Türkmen.
Israrla söylüyoruz.
İlk günden beri hep söz sahibiydi.
Varlığı- yokluğu belli olmuyor.
Böyle bir şey olabilir mi?
*
Sayın Erdoğan Ereğli meydanında; “Ereğli’nin milletvekili benim” dedi.
Peki Ereğli Alaplı hattında ne değişti- ne gelişti?
Ak Parti 2.5’tan üç milletvekili çıkardı.
Bizimkiler bu sözden yola çıkarak tüm sorunları çok daha aktif çözmesi gerekirken hala enerjimizi gerektiği şekilde kullanamıyoruz.
Bazı şeyler inatla bekletiliyor.
Bazı çalışmalar inatla yavaş gidiyor.
Bazı sorunlar için inatla ağırdan alınıyor.
Geçmiş yılların ihmallerinin telafisi için bu hız ve performans yeterli değil.
Gökçebey’den Alaplı sınırına kadar Zonguldaklının istediği daha hızlı değişim, istihdam, hizmetten başka ne olabilir?
*
Günü kurtaran siyasetçi değil, şehrin kaderini değiştiren siyasetçiler olmanız için verildi tüm oylar.
Ve yıllar tükendi bitti.
Diğer şehirler uçtu.
Zonguldak ve ilçeleri geriledi.
Bakın bunları Ak Partili ve tüm diğer partilere gönül vermiş samimi insanlar adına yazıyoruz.
Bozulmayın hemen.
Baş başa verin.
Önce halkı anlayın.
Ve bundan sonraki zamanı daha iyi değerlendirmek için yapmanız gerekenleri yapın diye duygulara tercüman oluyoruz.
Bırakın yalama takımını.
Halkı dinleyin.
Büyük düşünün, cesur olun, siz kazanın.
Şehir kazansın.
Dua alın.

Bu çağda bu kafa!
Gaziantep Üniversitesi Rektörü Arif Özaydın’ın yaptığı bir sunum alay konusu oldu.
Haberlerden okuduğumuza göre tüm soyunma odalarına, “Giyinme odası” yazdırmış.
Ve bu değişim bir hizmet faktörü olarak bir toplantıda ekrana yansıtılmış.
Mekanın cennet olsun Nasrettin Hocam.
Senin nesil göle maya çalmaya devam ediyor.
Bu nasıl bir akademik başarı ki bir sunumda ekrana yansıtılacak kadar önemli.
Sonra deniliyor ki; “Eğitim yozlaşıyor”
Başka ne bekliyoruz ki!

Fuhuş ve madde kullanımında patlama!
Ülkemizin böyle bir gerçeği var.
Zonguldak’ta da orantısal bir artışın varlığı dönem dönem hissedilir. Polisiye tedbirlerin yetersiz olduğu bu gerçeğimizin ötesinde can kayıpları, büyük travmalar ve daha fazlası bizi bekliyor.
Z HABER’i kurduğumuz ilk günlerde İncivez ve çevresindeki madde kullanımına bağlı olaylar ve can kayıplarına varan sonuçları masaya yatırmıştık.
Benzer olaylar devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde 14 ve 16 yaşındaki çocukları istismar ederek, fuhuş yaptıran, birlikte olanlarla ilgili soruşturma devam ediyor.
Rakam değişmediyse 15’i geçen tutuklu var.
Aldığımız bir bilgiye göre derinlemesine bir soruşturma yapılırsa bu çocuklarla birlikte olanların sayısı 200’e dayanabilir.
Bazı kamu çalışanları.
Tanınmış esnaf.
Esnaf çocukları.
Müteahhit kanadından bazı isimler arka planda konuşulanlar arasında.
Ancak bunlar için şikayet, ifade ve delil lazım.
Çok derinlemesine bir soruşturma sayının artması ile birlikte çok başka yerlere götürebilir olayı.
Mesele şu ki, toplumda benzer örneklerin sayısı hızla artıyor.
Tiktok gibi kısa yoldan para kazanma özentisi veya başka sosyal şartlar altında etkileşime açık platformlarda çocuklar tehdit altında.
Sonuç olarak fuhuş ve madde kullanımının sayısı da yaşı da düşüyor.